31 Ocak 2017

Tren Yolculuğu - Kara Tren İle Yolculuk Hayali (video içerir)


Anneler hayallerin değerini sanki biraz daha çok biliyormuş gibi bir his var içimde,bu doğru mu?..
İnsan bazen tüm yorgunluğunu atabileceği şeylerin hayalini kurar ya bazen,mesela sıcak bir banyo veya dost ile bir kahve içmek olmadı biraz yağmurda yürümek ve benzeri şeyler..annelerin bunu daha fazla yaptığına inanırım.
Aklım dolu dolu hayatım dolu dolu...bazen bu tatlı yorgunluğun sona erdiğini hayal etmiyor değilim,ediyorum.

Hayali beni rahatlatan şeylerden bir tanesi tren yolculuğudur.Yağmurlu bir günde karlı bir günde bir sonbahar gününde hiç fark etmez..




Hayal bu ya çocuklarım büyümüş ben de daha bir olgunlaşmış,birikimimi valizlere doldurmuş fotoğraf makinemi sevdiğim kahve fincanımı da hayır kahve fincanı değil,kupamı da yanıma alarak beni sevenimle uzun bir tren yolculuğuna çıktığımı hayal ederim ve dinlenirim hayalini kurarken bile...

Sürekli değişen manzaralarda sürekli değişmeyen ben varımve sevdiğim insan.Ben ve sevdiğim insanla bunca sıkıntı bunca sevinç bunca anı ve hatıra dolu ellerimiz gözlerimiz kalplerimizle yol alırken dağların içinden geçtiğimizi hayal etmek,kitaplarımla doya doya hasret giderdiğimi,kahvemi baştan sona sıcak bir şekilde içtiğimi hayal ediyorum..











Hayalimin içinde tren var başrölde tren...karlı tren,eski tren,dumanlı tren,ömür treni gibi hayalleri ülkeler arası yaşlar arası hatıralar ve duygular kokular ve renkler arası dolaştıran tren...

Henüz yolum var daha,tabii ki bu hayal olarak da kalabilir,gerçek de olabilir ..şimdilik içimde hayali var..hayal kurabilecek enerjin ve hayal gücüm var...

Bu hayal.bekletilir kalbimin bir yerinde...tüm bu hayaller gerçek olana dek kendime ve tüm tren severlere bu güzel videoyu armağan etmek istiyorum...




İyi yolculuklar arkadaşlar,hayal kurmayı unutmayın...






tamamını gör
PAYLAŞ:

30 Ocak 2017

Portakalı Bir de Böyle Deneyin-Portakaldan Mumluk



Kış mevsiminde bol bol tükettiğimiz..tadı şahane görüntüsü iştah açıcı kokusu büyüleyici ve ferahlatıcı portokalları yemek dışında ne yapabiliriz acaba?


Bir bıçak biraz el becerisi ve sıvıyağ ile güzel doğal miiis kokulu bir mumluk yapabiliriz :)
Hatta buradan daha detaylı bilgiler alabiliriz:PORTAKALDAN MUMLUK YAPIMI


Yukarıdaki mumluğa benzer ancak bu kapaksız ade alevi görünür şekilde yapılmıştır,detayları burada:PORTOKALDAN MUMLUK YAPIMI 2


En basittinden portakalları dilimleyerek asabilir kurutabilir görüntüleriyle yetinebiliriz canımız çok çekerse kurutulmuş portakal dilimlerini çayımıza katabiliriz :) oh la la !


Portakalımız yoksa üzülmeyeceğiz..limonla yaparız istediğimizi ama yaparız yine de :)
Buradan detaylı anlatım ve resimleri mevcut:LİMONLA MUMLUK YAPIMI


Hiç biri olmadı portakallarımızı afiyetle yiyebiliriz..kabukları atmamak şartıyla..evlerinde soba ile ısınanlar daha şanslı..


kabukları biraz tarçın ve neden olmasın karanfil ekleyerek kaynatabilir evlerinin miiis gibi kokmasını sağlayabilirler(en güzeli bu bence)..


Hoş dimi?
Bol vitaminlihoş kokulu süslü bir kış geçirmeniz dileğiyle :)


Sevgilerimle...

tamamını gör
PAYLAŞ:

29 Ocak 2017

Yüksek Kalite Bedava Fotoğraf İndirebileceğiniz 5 Site


Blog demek yayın demek yayın demek resim demek ama bazen hangi resim veya telif hakkı istemeyen kaynak verme derdi olmayan nerden resim bulurum diye düşünürüz.

Resim seçimi bloglar için kesinlikle çok önemli bir faktördür dolayısıyla yayın her ne kadar iyi işlenmiş dikkatle yazılmış olsa bile yayınınıza ekleyeceğiniz görsel de en azından içeriğiniz kadar kaliteli olmalı..

Kendi resimlerini kullanarak blog yazmanın keyfi elbette bir başkadır ancak her zaman konumuza uygun görseli elimizin altında bulundurmak mümkün olmayabiliyor veya elimizdeki cihaz ile çekilen resim bizi tatmin etmeyebilir bu durumda yüksek kalite bedava resim bulabileceğiniz siteler devreye giriyor..


YÜKSEK KALİTE BEDAVA RESİM İNDİREBİLECEĞİNİZ SİTELERİN EN İYİLERİ AŞAĞIDADIR:



1-Freerange

Üyelik gerektiren ve bu üyelik sayesinde milyonlarca fotoğrafa bedava kullanım ve erişiminiz olan bir site.



2-Unsplash

Üyelik gerektirmez.Benim de severek kullandığım kullanımı oldukça sade olan bir site.


Bu sitede graphic tasarım çalışmaları ile ilgili şahıslara ulaşmak da mümkün.

3-Pexels

Üyelik gerektirmez,Bedava resimleri kendi bünyesinde barındıran ve çoğunlukla aynı resimleri başka yerde bulamayacağınız güzel bir site.


Yüksek kalite resim ve muhteşem malzeme için her blogcunun çok işine yarayacak,site tasarımı da şahane!

4-Flickr


Ve tebii ki de Flickr!
Flickr milyonalrca üyesi ve ziyaretçisi olan belki de en ünlü fotoğraf paylaşım ve yayın sitelerinden biridir.


Akla hayale gelmeyen görselleri burada bulmanız daha bi mümkün :)
Tabii ki de üyelik gerektirmez,fotoğraf paylaşımı yapmak isteyenler dışında elbette,kendi resimlerinizi paylaşacak olursanız tabi ki bir hesap oluşturmanız şart.

5-Life of Pix

Üyelik gerektirmez.Bedava fotoğraf seçimini yapmakta zorluk çekebilirsiniz yalnız sebebi ise resimlerin inanılmaz derecede göz alıcı olmasıdır.


Sitede dakikalarca kaldığınızı anlamak nerdeyse zor oluyor bazen,yüksek kalite bedava fotoğraf için mutlaka ziyaret edin.


RESİMLER GERÇEKTEN BEDAVA MI?


Yukarıda vermiş olduğum sitelerden faydalanabileceğiniz görseller kesinlikle bedavadır.Bunları kullanabilmeniz için her hangi bir ödeme yapmak veya kaynak belirtmeniz gerekmiyor..



Seçin,yükleyin,pırıl pırıl görseller ile yayınlarınızı zenginleştirin,güle güle kullanın.
Keyifli pazarlar dilerim herkese!





tamamını gör
PAYLAŞ:

28 Ocak 2017

Şehrin Duvarlarını Sokaklarını Dantel Motifleriyle Süsleyen Kadın


Son yedi yıldır kaldığı şehri ve şehrin bir çok yerini dantel motifleriyle ile süsleyen yeenekli bir bayanın becerisi herkesi şaşırtıyor..görenler yaptıklarını haliyle çok beğeniyor.









Binaların sokakların veya caddelerin hatta tabelaların veya tarihi yapılar yetmedi terk edilmiş virane evlerin güzelleşmesi sanırsınız ki ondan sorulur.



Keşke herkes çevrede böyle güzel izler bıraksa..



tamamını gör
PAYLAŞ:

27 Ocak 2017

Ahşap Oyuncaklarımız


Evin en favori oyuncaklar ahşap oyuncaklardır bana göre..bilemiyorum sebebini.Belki yine ahşaptan oyularak masallar kahramanı Pinokyo'yu hatırlattıkları için belki de çocukların ellerine çok yakıştıkları için belki de sadece sevdiğim için.

Çocuklarımın değil aslında benim en sevdiğim oyuncaklardır..plastikten üretilmiş olanları da var evimizde ama ben en çok bunları seviyorum...




Özellikle de bu tırtıl favorimdir ipinden tuttuğunuzda sağa sola kıvrıla kıvrıla yürür,ipinden tutup evin içinde ik tur attıran bendim :)


Hele şu ahşap tren...bu da favorilerimden olur..dön dolaş dön dolaş hayaller arası ülkeler arası seyahat et...maceralar hiç bitmesin ..


Gerek malzemesi gerek renkleri gerek türleri sıcaklık kokuyor...ahşap oyuncakların sayısı evimizde yavaş yavaş artıyor.Bu durum beni memnun ediyor..


Çünkü bunlar ahşaptır,doğadır,çocukların elinde hem sağlıklı hem güvenlidir..ahşap oyuncaklar sayısız çocuk eğlendirebilir sayısız çocuk büyütebilir,onlarla birlikte nesillerin hatıraları işler içlerine,anneler oynar,çocuklar oynar,torunlar olur..çünkü ahşap oyuncaklar bizimle yaşar..



tamamını gör
PAYLAŞ:

26 Ocak 2017

Yirmiyedi Senelik Bir Hülya



Yedi yıllık bir evlilik.
Bir çocuk.
Bugün altı yaşında.
Evliliğin ilk yılında baş gösteren hastalık.
Önceleri dişlerde veya diş etlerinde bir sorun gibi göründü ama sorun degil,kanserdi.

Altı yıl..
Önce ilaçlarla terapi..
Doktorlar ümitli.
Aile ümitli..

Sonra kemoterapi geldi.
Doktorlar yine ümitli.
Sonra bir ara düzeldi gibi..
Gibi..
Hatta doktorlar bir çocuk daha yapabilirsin dedi.
Dedi..

Zaman geçtikçe hastalık ilerledi..
Operasyon..
Her ay ateş pahası ilaçlar ve terapiler.
Yaş yirmiyedi..

Dediler ki doktorlar..
Koluna akmış operasyondaki akıntılar.
Sızın ondan..
Bir operasyonla rahatlarsın dedi.


Rahatsızlanmıştı
Bir gün hastaneye gitti..
Bir gün iki gece orada kaldı..
Doktorlar koluna sızan akıntıya müdahale etmedi.
Doktorlar doğruyu gördüler çünki..
Avutmak için yalan söyledirler,belki.

Hastanedeyken bir kiremit parçası istedi.
Teyemmüm etmek için.
Başı hep örtülüydü doktorlardan bile çekindi.
Ailesi dışında kimseyi görmek istemedi.

Bir seher vakti
Hastaneden Ahirete göç etti..

Aylardan Ocaktı..
Onun da hayalleri vardı güzelliği tazeliğini vardı.
Hayalleri de güzelliğini de gömdüler.

Gömdüler.
Evladına haberi veremediler.
Haber korku panik ve cevapsızlıktan dolayı
Bir kaç gün ertelendi.

Cenaze günü.
Çocuk komşu evind alimir ama pencereden cevabı görür,kimsenin vermediği sorunun cevabını cam parçasından alır.

Ve sorar çocuk;
-Bu insanlar nereye gidiyor?diye sorar.
Çocuk camdan uzaklaştırılır.
Cam soğuk gördükleri daha da soğuktu çünki.

Yine günler sonra
Evinden kişisel eşyaları toplanır.
Giysiler,başörtüler,ayakkabılar.
Çocuk eve gidince bos çekmeceler dolapları görür:Annemin eşyaları nerde diye sorar.
bu sefer cevap verilir verilmesine ama kabul edilecek gibi değil. 
Çocuk verilen cevabı kabul edemedi.
Sustu.

Bir kaç gün sonra rüyada göründü.
Gören sormuş:Kabirdeki ilk gecen nasıldı?
Sana nasıl muamelede bulunuldu diye?
Dedi:O kadar güzel ki burası,
daha önce gelmek isterdim.

Başımı açmadığım namazımı kıldığım için
Güzellikler içindeyim şimdi.
Ama..
Bazı kadınlar görüyorum,perişan haldeler.
Onlara yaklaşmak istemiyorum,onlardan korkuyorum demiş..



*Tüm satırlar gerçektir.
Ruhuna Allah rızası için bir Fatiha.











tamamını gör
PAYLAŞ:

25 Ocak 2017

Evde Doğum





Yaşanan bu olayın üzerinden üç yıl geçti.
Eski bir yazı sayılır ama kalbimdeki yeni,hissettiğim duygular çok özel bu yüzden eski ama benim için kıymetli olan,kiminin yorumları dahi kaybolmuş olan,beni ifade eden kişiliğimi yansıtan veya hayatımda yeri belirleyici değişimlerin kaynağı olan yazıları zaman zaman paylaşacağım..

Bu bir doğum hikayesidir,bir canlının dünyaya yavrusunu getirme çabasıdır..


Sabah 05:00 suları..yatak odamın penceresini tırmalayan kedimize bakıp arkamı dönerek uyumaya devam ettim,birazdan kalkacaktım nasılsa namaza,okula biraz daha var diyerek sıradan bir gün diye düşündüm..

Değilmiş..

Pencereye tırmanmalar endişeli endişeli miyavlaması uyutmadı..yataktan kalkıp kahvemi yaptım..bu sefer mutfak penceresine geldi..henüz çocuklar uykuda oldukları için içeriye almak istemedim..son bir kaç gündür havanın ısınmasıyla birlikte geceleri dışarıda olması daha mantıklı geldi..hamile olup karnının ve memelerinin iyice şişmesi ise doğumun yavaş yavaş geldiğini gösteriyordu..evin içinde doğum olur diye paniğe kapılıyordum..
Bu yüzdendi belki de geceleri evden dışarıya çıkartmak sebebi..acıyor kıyamıyordum ama evin içinde de tutamıyordum..

Bu sabahki hali inanılmazdı..acıktığını sandım..halı hazırda verebileceğim bir şey yoktu..yoktan sütlü ekmek dahi iyidir diyerek kasesini önüne koydum..koklayıp uzaklaştı..
Sorun açlık değildi..

 Oğlumun odasında okul hazırlığı esnasında çocuk odasının penceresine geldi..bir sağa bir sola gidip duruyordu..
-Bu kedinin nesi var bugün! .demeden edemedim..

Yavrumu okula gönderdikten sonra bilgisayarımı açıp internetten kedilerin doğumları ile ilgili bilgi arayışına girdim..kedi hala pencerede camları tırmalamaya devam ediyor..ben hala anlam veremiyorum bu haline..

Kedilerin doğumları yaklaşınca kuytu sessiz ve olabildiğince az ışıklı sıcak bir yer arayışına girdiklerini,bu yerlerin yatak altları koltuk altları olabilir cümlelerini okuduktan sonra son iki gündür sürekli yatağın altına girip saklanma sebebini de çözmüş oldum..

Pencereyi açıp kedinin evin içine girmesine izin verip hareketlerini gözlemlemeye başladım..evet yatağa doğru yöneldi..kapıyı kapatıp girmesini engelledim..sonra başka bir yere gitti..Her halde burası onun için en uygun yerdi..

Doğum başlayacaktı..bugün olmasa da en kısa sürede..
Peki ne yapabilirdim ki!

Okuduğum bilgiler kediye sakin bir ortam hazırlamayı tavsiye ediyordu..evvela sakin ortam..kendimi kedinin yerine koydum..ister insan olun ister hayvan,bazı durum ve duygular aynıdır..

Boş bir koli vardı içini büyük bir naylon poşetle kapladım üstüne de eski havlular kesip yerleştirdim..
Pencereden giren ışığı azaltmak için panjurları indirdim kediyi kolinin içine yerleştirerek kolinin açık kısmını eski bir yastık ile kapattım..kapıyı çekip odadan çıktım..


Aradan yarım saat belki de daha fazla bir süre geçti..odaya girdiğimde ışık az olduğundan yastığı hafifçe çektiğimde kolide bir şeyler görür gibi oldum,ışığı açtım...yavrulamıştı..

Henüz yeni yeni olmalıydı..ışığı söndürdüm yastıkla kolinin ağzını kapatıp odadan çıtkım..belli ki arkası gelecekti belli ki yalnız kalmak istiyordu,inliyordu ve ben ona güvenli bir ortam sağlamak dışında yardım edemiyordum..

Arası biraz zaman geçti odaya tekrar girdim yine kolide baktım usulca sayısı tam belli değildi ama bir kaç yavru daha vardı..Naciyem rahatlamış gözlerle bana bakıyordu,gözlerindeki endişe ve korku gitmiş yerine sakinlik gelmişti.

Bir süre kendine gelmesi yavruları ile tanışması için kendi haline bıraktım sonra tekrar odaya girdim..ama odaya giren eski ben değildi.Endişeli bir bekleyiş yaşadım sanki doğum yapan bir kedi değil de bendim sanki sancılar ona değil bana aitti..

Naciyemi yavruları ve koli ile birlikte evin başka bir yerine taşıdım..çocukların ilgi odağı olacağını tahmin ediyordum,her anne gibi her şeyden çok özellikle ilk gününde onlarla baş başa kalmak isteğini ve yalnızlığı tercih edeceğini tahmin ediyorum..

Allah'ın kediye günlerce karnında taşıdığı yavrularını nasıl ne şekilde dünyaya getireceğinden hiç bir haberi olmayan bu canlıyı nasıl yönlendirdiği nasıl ilham ettiği nasıl yardım ettiği kesinlikle ve şüphesiz muhteşem bir gerçekti..

Bu muhteşem gerçek hemen hemen gözlerimin önünde gerçekleşti..



Naciyem iki gün yavruların yanında kaldı ..yemeğini ve suyunu yanına bırakıp çıkıyordum..sürekli yavruları ile ilgilendi ben onların hemen yanında kahvemi içip onları izliyordum ..iki gün boyunca Naciyenin koliden çıkmaması şaşırtıcıydı derken bir gün ben balkonda kahvemi içip onları izlerken başını kaldırdı gözlerime baktı ve koliden çıkıp bahçedeki nar ağacının altına gitti..tuvalet ihtiyacını hızlıca giderip hemen kolide döndü..bakışını o zaman yorumladım,bakışı yavrularıma ben gelesiye kadar bak der gibiydi..subhanallah ..



Bizim korkularımızı ve doğum öncesi endişelerimizi yersiz tasamızı her şeyi kontrol altına alma isteğimizi düşünüyorum bir yandan..
Bu canlı tamamen her şeyden habersizken doğum ile ilgili tecrübesi bilgisi yokken bir saatten az bir sürede yavrularını dünyaya getirdi,onları yıkadı temizledi..daha fazla detaylara girmek istemiyorum..her şeyi tek başına yaptı..



tamamını gör
PAYLAŞ:

12 Adet Motiften Çocuk Çantası Yapımı

Örgü Çanta

 Örgü çanta yapımı kadar da zor değilmiş meğer,üstelik her hangi bir yerden de bakmadan yapılabilirmiş..elimdeki motiflerin renkleri çok güzeldi ama onları birazcık büyük ördüğümden ne yastık ne de başka bir şey olarak kullanabildim,kaldılar öylece uzun bir süre..

Sonra neden bir çanta yapmıyorum dedim...demekle de kalmadım...resimlerden birazcık örgü bilgisi olan çantanın yapımını anlayacaktır zaten düz örgü ile yapıldı ..




Motifleri birleştirdim ardından sağ ve sol yanları için uzunca sanırım 10 sıralık iki şerit ördüm motifleri bununla buluşturdum...çantanın en alt kısmını da resimde gördüğünüz gibi bir taban örerek çantayı kapattım...son olarak da sırtta taşınması için yine uzunca bir şerit örüp çantanın üst orta kısmına diktim...beyaz renkte zincir örerek de çantanın kapatılmasını sağladım ..



Annem yaptı demeleri bile mutluluk kaynağı!...




tamamını gör
PAYLAŞ:

24 Ocak 2017

Telefondan Çerçeveye - Çektiğiniz Resimleri Bastırın Anılar Hayat Bulsun!



Eskiden her evde sayısız resim albümleri vardı,gelen misafirler ile oturulup resimlere bakılırdı,hayatta olanlarla olmayanlar yad edilir hatıralar canlandırılırdı.
Cep telefonu icat edildikten sonra fotoğraf albümleri resim baskıları,film doldurmalar fotoğrafçının yolunu tutmalar heyecan duymalar yavaş yavaş maziye karıştı ancak böyle olmamalı...

Çektiğimiz resimleri bastırıp bir aile albümü oluşturmak,hatırları canlı tutmak,uzaktakileri çocuklarımıza hatırlatmak ne güzel değil mi?
Uzaktaki amcayı,nikahlanan komşu kızını veya çok eğlenceli geçen bir kar gününü canlı tutmak hatıralarımızın bizimle yaşamaya devam etmesi gibi bişeydir..

Çekilen resimler cep telefonunda fotoğraf makinesinde kalmasın,anılar hayat bulsun!



Bu düşünce ile çektiğim bir çok resmi bastırıp bize ait olanları tutar başkalarına ait olan resimleri de sahiplerine hediye ederim,maliyeti 60-70 kuruş olan bu davranış insanları öyle mutlu ediyor ki...
Eline resmini verdiğiniz zaman gözlerindeki o ışığı görmek de sizi mutlu edecektir..

En son kar yağdığında apartmanda kalan bir çok kişinin resmini çekmiştim.Çocukların özellikle..
Kardan adam yapma çabaları,karda yuvarlanmaları,henüz kar ile yeni tanışan küçük komşu kızı ve annesini,kapının önünü küreleyen bir başka komşumun eşini...hepsinin resmini çektim...iki gün sonra da kendilerine verdim..

Çok mutlu oldular,şaşırdılar,ne diyeceklerini bilemediler :)

İşte bu şekilde mutlu edilebiliyor insanlar demek ki...oysa 60 kuruş ile koca bir adamı mutlu etmek nerdeyse imkansız değil mi?..

Bizim resimleri de bastırdım..evde bekleyen çerçevelere yerleştirdim..öyle keyifliydi ki...
Doğa resimleri,çiçek resimleri,çocuklarımın resimleri ve daha bir çok anı çerçevelerde şimdi!...


Resimlerinizi bastırın dostlar...hak ettikleri yeri verin onlara,evinizde küçük bir köşe ayırın..
Hatıralar mazide kalmasın!...


tamamını gör
PAYLAŞ: