31 Aralık 2016

Ne Yıldı Ama - 2016


Bir yıl daha bitti dostlar.
Ne yıldı ama!..

Yıldıran,yalan dolan,komplike,kompleksli,deli divane bir yıldı.
Oturup düşünülünce evvela benim hayatımda cereyan eden olayları hatırlamaya çalışıyorum.Nerden nereye gelindiğini görmeye çalışıyorum.Geçen yıl bu zamanda kimler vardı hayatımda,kimler gitti kimler geldi..Yenilik olarak neler vardı,neleri tükettim nelerin sonuna geldim.

Yeni bir yıl daha başlıyor işte,yarın hem de.
Müslümanların takvimi başkadır diyeceksiniz belki elbette öyledir,bizim yılbaşımız çoktandır yol aldı geldi geçiyor,ama biz bir de bu günümüzü ve bu gün içinde dünya ile din dil ırk ayrımı yapmadan kullandığımız bir takvime daha ayak uydurmak zorunda olup onunla hayatımızı yaşıyoruz.

İşte bu ortak takvimin son gününde insanlar bir çok şeyi gözden geçiriyor,çok kısa bir süre sonra yani yarından büyük şeyler bekliyor büyük dilekler yapıp onun öncesinde de hazırlık ve telaş içine girip bir yerlerden bir şeyler bekliyorlar.

Bu gece ne olacak?..

Uzaklardan birileri gelip birilerine aramağanlar mı edecek?
Kişiye özel bir kader mi yazılacak bu gece?..

Yönelip bir tarafa veya bir ağaca dallarından nimet meyveleri mi çıkacak bilmiyorum.Ama şu var ki ne bir ağaç ne bir hindi mutluluğu ve umudu getirmeyecek.Evet bir çok şeyi doğru bulmasam da çok sevdiğim insanoğlunun umuda ihtiyacı olduğunu görüyorum..

Güzellik istiyor,mutluluk istiyor,bekliyor...
Bazen ezmemesi gereken doğruları ezip geçiyor bu mutluluklara ulaşmak için,her bayramı kutlamayı dahi göze alabiliyor,bazen kısa bir mutluluk dönemi için başkalarının adetlerine özeniyor..
Kınamaktan ayıplamaktan korkarım.

Zor bir yılı yavaş yavaş geride bırakıyoruz işte bu gece.Bitti mi bir şeyler son buldu mu?
Döndü mü Suriyeli çocuklar evlerine sabah evlerinde kahvaltı edecekler mi?..Aylan bebek sahilde canlanıp midye kabukları toplayıp o sahilde koşacak mı?..sanmıyorum...dertler olduğu gibi yerinde duruyor.

Ne çok yaraladı bizi 2016 ne çok ne derin acılar yaşattı..Nasıl bir imtihandı devam eden,hala süren.Çünkü bitmedi dostlar.Bitmedi.

Bunca acı ve sıkıntıdan sonra camiler dolup taşmadı,insanlar canı yananın canını gerektiği derecede avutmadı,evindeki yara bantlarını,çorapları ve battaniyeleri alıp yanına koşmadı.

Senemiz kötüydü,alabildiğine acı vardı,ihanet vardı,gözyaşı vardı dedim ya acının rengi olsaydı kızıla boyanırdı dağlarımız göğümüz kızıl olurdu mavi değil..

İmtihanımız devam edecek yarın sabah da devam edecek,bu gece veya seçtiğimiz her hangi bir gece biraz eğlenerek bir iki hediye alıp evimizin bir kaç köşesini süsleyerek bitmeyecek bu acılar.Bitmeyecek çünkü biz gerekeni yapmadık.
Yaptık mı?

Çok derin düşünmek gerek biten bu yılı,çok sorular sormamız lazım kendimize.
Geçen yıl ben nasıldım bu yıl nasıl oldum,kaç tane saç telim ağardı kaç insanın omuzuna dokundu ellerim,kaç kalbi avuttum kaç kalbi kırdım!..kaç kişiye derman kaç kişiye dert oldum?..demeliyiz bunları..

Rabbimin gözünde yol kat ettim mi,bir parça olsun istediği gibi olabildim mi?..Ona karşı olan borçlarımın hesabını yapıp borcumu ödemeye niyet ettim mi..yoksa ben bu borç dağının tepesini göremeyecek kadar yükselttim mi?..

İnsanın ektiğini biçtiğine inanıyorum.
Sadece yarından sonra değil,her gün ektiklerimiz dünyaya bir nefes huzur olmasını diliyorum,her daim.

Bugün benim için sıradan bir gün yarın da sıradan bir yılın başlangıcı olacak ama dilerim ki Allah'tan 2016 bir çoğumuza ders olsun...2017 yılı insanlığın,kararlı olmanın,özümüze dönmenin kendimizi bulmanın yılı olsun...Bunların hepside insanlığa nassip olmaktan çok insanın hak ettiği şeyler olsun..







OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

Mevsimlerden Kış - Soğuğun Rengi


An itibari ile penceremden dışarıya baktığımda görünen manzara yukarıdadır,her yer buz..
Evet kar değildir gördüğün,geceleri özellikle buz yağar buralarda.Soğuktan ötedir hissettiğin şey,buz hissediliyor,buz yağıyor her yere..

Dalların her biri,en küçüğü bile bembeyaz olur,sabah güneş ışınlarını düşürünce dünyaya her şeyin zarif bir örtü ile örtünmüş olduğunu görürsün..inceliyor kalbim..




Dünya muhteşem bir sanatçının eseridir,tablosudur,çalışma alanı kendini tanıtma kendini sergileme,muazzam güzelliklerini dışa vurma biçimidir.
Kendisini kabul edenler hayranlıklarını,kabul edemeyenler ise hem kendileriyle savaş içindeler hem de bu muhteşem güzelliklerin içinde bir kayboluş içindeler..

Seni tanımak,bilmek,eserlerini seyretmek ne güzeldir Allah'ım...


Bu karede kuş yuvaları var,soğuğa rağmen öten kuşların sesi var..yaklaştıkça yaprak yaprak bir kitap gibi açılan güzelliklerin geçidi var...görebilene bir şölendir,sevebilene ise tam bir armağandır herşey..


Sis nehrin suyunu rahatsız etmeden dokunuyor yüzeyine..


İnceysen,inceliklerini dışa vurmak için kalem ile kağıt ile çalışıyorsan bu görüntü bile yeter ilhamının coşmasına,müzisyensen,gitarın veya kemanın,notaların ile kendini ifade edebilensen yine bu görüntü karşısında ruhunun derinliklerine inip zamansız zamanlarda yolculuk edebilirsin...


Ben hiç biri değilim,ne müzik yapabiliyor ne de yazabiliyorum...ama bunları gördükçe bir ihtiyaç gibi yüreğime vuruyor kalem,bir ihtiyaçmış gibi notalar bilgisizliğime saldırıyor...insan sessizleşiyor,yetersizleşiyor tüm bu güzellikler karşısında...



İnsan düşünüyor,düşünemeyen bile bir şekilde huzursuzluk vasıtası ile sorgular gibi oluyor herşeyi...gelişleri de gidişleri de..kendisiyle barışık olmaya çalıştıkça eksiklerinin sayısını fark ediyor,fark ettiklerini gücü ve ilmi miktarınca düzeltiyor..bazen sessizliği içinde boğuluyor bazen kabullenemiyor bazen nefsi izin vermiyor...itiraf etmeye veya dile getirmeye bir çok şeyi ama,insan kalp taşıyor..

Kalp taşıyan,anlıyor..

Anladıktan sonra anladıklarıyla ne yaptığı ise asıl mesele..anladıktan sonra ne yaptığı da imtihan sayılıyor...






OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

30 Aralık 2016

Zorluk - Maddi Manevi Sıkıntılar İçin Dua


Bismillahirrahmanirrahim

“Summes sebîle yesserahu.”

ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ

Manası:Sonra ona, doğumunu, seçeceği yolu, mutluluğu, hidayeti, çevresinden yararlanmayı kolaylaştırdı.”






Kısacık ama etkili,ne zaman etkili?..

Darda,zorda kaldığımız anlarda,çıkışımız veya elimizdeki imkanların tükendiği elimizden hiç bir şey gelmediği veya elimizden gelen herşeyi yaptıktan sonra işimizi Allah'a havale edip söylenecek en güzel en etkili kelimelerden sadece üç tanesi hakkında bahsetmek istiyorum bugün..



''İşimiz yine olmadı,zorlukların ardı arkası kesilmiyor,iki yakamız bir araya gelmiyor''diyen varsa bu ayeti mutlaka ama mutlaka tesbih gibi dilinden düşürmesin.

Bu dua mahiyetinde olan ayet Abese suresinin yirminci (20) ayetidir.Zorları kolaylaştırmak ile ilgili bir çok faydasını görenler var.Kur'an'i Kerim'de bulunan her ayet biz insanlar için şifa olduğu gibi mutlaka dert sıkıntı ve zorluklarımız için de her bir ayet bir kurtarıcıdır.

İkinci kızımın doğumunda dilimden düşmedi bu ayet,doğum sadece kırkbeş(45) dakika sürdü,doğum esnasında bu duanın etkisini bir çok bayanın görmüş olması muhtemeldir ki kolay doğum duası olarak da bilinmektedir..

Bu yayını hazırlamamın sebebi ise evrak işlemleri bir tülü yola giremeyen dostumun ayeti ezberlemesi ve bu vesile ile kendisi gibi sıkıntıda olan kardeşlerimizin bu ayetten haberdar olup istifade etmesidir.

Mümkün mertebe okuyun,tekrarlayın,inanarak.

Hayırlı olanı nasip etsin Rabbim dilerim,unutmayalım ki bazen bizim istediklerimizde şer istemediklerimizde hayır vardır kardeşlerim,bir işimiz ısrarımıza rağmen olmuyorsa veya çok büyük sıkıntılar sonucu oluyorsa içinde pek hayır veya sonunda bize pek bir getirisi olmayabiliyor..

Ayeti dilinizden düşürmeyin,gözünüze basit gibi görünmesin,asla basit gibi görmemek gerek ki Kur'an'i Kerim'in bir harfi dahi nice hikmetler nice mucizeler içermektedir..kalbiniz selim diliniz temiz niyetiniz pak olması ve istifade edip işlerinizin kolaylaşması dileği ile,gününüz hayrolsun..




OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

26 Aralık 2016

Ekilebilen Kitap


Çocukların kitapları ve doğayı sevdiğini,kağıdın ağaçlardan üretildiğini söylediğimizde şaşkınlıklarını hiç fark ettiniz mi?
Elimizdeki çocuk kitapları veya masalların çevremizde bulunan,hayatımızı güzelleştiren ve daha sağlıklı yaşamamız için en önemli faktörlerden biri olan ağaçları kesip üretmeye devam ediyoruz.
Arjantin'de bunu hesap ederek kesilen ağaç sayısını ve doğaya yapılan aşırı zararı önlemek,çocukların doğaya karşı olan sevgiyi artırmak ve doğaya yaklaştırmak için şahane bir proje meydana getirdiklerini biliyor musunuz?

Ben de yeni öğrendim aslında..
Tamamen doğal olarak üretilmeye özen gösterilen,hiç bir kimyasal eklenmeyen sayfaları içinde tohumcuklar barındıran,toprağa gömülünce tekrar sayfalardan filizler çıkartan bir kitap düşünün!
Bu hayal değil gerçek...

Küçük bir basım evinin şahane fikri dilerim bir çok kitap evine de ilham olur ve okunan her kitap doğaya geri kazandırılarak,gömülerek kocaman bir ağaç olur..

İzlemek isteyenler için video BURADA.

OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

23 Aralık 2016

Albino Hastalığı - Beyaz İnsanlar



Görünüşleri itibari ile saf temiz ve tertemiz olurlar.Dünya üzerinde hem insanlardan hem de hayvanlardan bu tür canlılara rastlamak yirmibinde (20.000) bir ihtimalimiz olsa bile böyle canlıların aramızda olduklarını ancak onlarla karşılaşınca inanabiliriz.

Hayatımda bir kez Albino olan bir adam görmüştüm.Saçları,kaşları,kirpikleri bembeyazdı..
Doğada yaşayan bir çok hayvanın beyaz oluşları beni rahatsızlıktan çok hoşnutluk hissetmeme sebep oluyordu ama insanın başka bir insanla yüzyüze gelip o insanın bembeyaz olduğunu görmesi şaşırtıcı,en azından..

Kaynağı bir hastalık olduğunu açıklayan bilim neden hem insanlar hem hayvanlarda meydana geldiğini bilmem açıklayabilir mi?
Bu iki canlı arasında ortak olay şey nedir diye merak etmeden edemiyorum lakin böyle bir insan ile karşılaşmak çok ilginçtir.

Acaba dünyaya inen bir melek midir acaba melekler böylemidir diye sorguluyor insan..
Albino olan bir insan görünce tabii ki ama karşılaştığı bir hayvan ise örneğin hayran hayran izlemekten de kendini alıkoyamıyor..

Albino aslında bir genetik bir bozuklukmuş,vucüdun melanin pigmentini üretememesidir kısaca..
Acaba biz bu güne dek kirpiğimizin doğal rengi tenimizin melanin ürettiğine hiç şükrettik mi bilmem ama şükredecek sayısız nimetler taşıyan canlılar olduğumuz kesindir.

Değişmek veya kendimizi değiştirmek başka bir şeye benzetmek bu yüzden mi günahtır?


Albino Hastalığını Görseller İle Daha Yakından Tanıyalım:





Ve Albino bozukluğuna sahip hayvanlar:








OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

19 Aralık 2016

Fatma Hoca -Çocuksuz Kadınlara Sürekli Sevap Kazandıracak Müthiş Bir Tavsiye


Yaz mevsiminde oyunu bölüp 'Ben Kur'an okumaya gidiyorum' diyen kız çocuğu merağımı tetikledi.
Hafta içi nereye Kur'an okumaya gidiyordu ki?
Annesini tanıdığım için arayıp öğrenmek istedim.
Gittiği yer cami değil,Kur'an okumak için gittiği ev sıradan iki çocuklu hatta çalışan bir hanımın eviydi.

Benim kızı da göndermek için,çevremizin oluşumunda çok katkıda bulunacağını ümit ettiğim için kızın annesini arayıp bilgi aldım.

-Fatma hoca okutuyor çocukları fırsat buldukça.İstersen sen de kızını gönderebilirsin,müsait olduğu vakitlerde What's app grubuna mesaj atıp çocukları evine çağırır,belirli saati yoktur ama haftaiçi bir kaç kez çocuklar gidip küçük duaları,Elifba'yı okur ve öğrenirler,dedi.

Takdir edilecek yanları çok elbette ancak ben hocayı tanımadığım için tam olarak bir fikir yürütemedim,biraz da çekindim açıkçası tanımadan kızımı göndermeye.

Kısa bir süre sonra benim kızım da arkadaşı ile birlikte fatma hocanın evine What2s app'tan mesaj atıldıkça gitmeye başladı.
Dün hava kararmış 7'ye kadar gelebilirsiniz diye mesaj atmıştı yine.Karanlık olduğundan kızım tek başına gitmekten haliyle korktuğu için küçük kızımı da alıp Fatma hocanın yolunu tuttuk..

Hava serin ve temiz kokuyordu,bütün gün ince bir yağmur ıslatmıştı her yeri.
Fatma hocanın evine girip kızımın yüzüne bakmadan (utanmaması için) onları dinledim.

Önceden öğrenmesi için verdiği Fil suresini önce Fatma hoca okur ardından kızım ayet ayet tekrarladı.Beş kez okuduktan sonra hapşırınca okunacak duayı,bir kaç adet temel dini sorular sordu.

Kızımın çantasındaki küçük not defterini çıkartıp ezberlediği sureleri alt alta yazdı,bildiklerine artı henüz öğrenemediklerinin yanını boş bıraktı.

Aferin sana diyerek elini dolabın üzerinde duran poşete uzatıp bir şeker çıkardı.

-Al bakalım,dedi..

Hepsi bu kadar..

İki çocuklu ve çalışan bir kadın olması dışında kaldığımız bölgede bir çok çocuğa Kur'an'ı okutmak ve öğretmek için gayret gösteren bu kadını takdir etmemek mümkün değidli..bazen kendisi yoğun olunca kızı ve oğlu da çocukları okuttuğunu söyledi..bu daha da güzel...
İnsan düşününce gün içinde bilgisini başkalarına da bir şekilde aktarabileceğini istedikten sonra bunun mümkün olabileceğini hem kendine hem başkalarına faydalı olabileceğini gözlerimle görmüş oldum.

Zor değil kapını bir çocuğa açmak,ona bir kaç sure öğretmek.
Zor değilmiş ite,tohumcuklar ekip hasatını ahirette yapmayı ümit etmek..

Allah Fatma hocadan ve Fatma hoca gibilerinden razı olsun.

Çocuğu olmayan,olamayan hanımlar için de güzel bir öneri güzel bir yoldur diye düşünüyorum..

Allah kendilerine çocuk vermemiş olabilir ama başka çocuklar komşu çocukları akraba çocukları için güzel bir ilim kapısı bir cennet bahçesi olabilir evleri.

Çocukluğumda köyde geçen tatil süresince ne cami ne medreseye gönderilirdi çocuklar..

Kur'anı bilen vardı ve öğretmek okutmak için hevesli olan insanlar vardı..daracık odalarda sobalarının yanında o soğuk kış günlerinde cıvıl cıvıl sesleriyle Elifba cüzünü öğrenmeye çalışan çocuk sesleriyle capcanlı evler vardı..

Şimdi de olur,şimdi de mümkün..evler daha lüks daha uygun insan ağırlamaya..

Şimdi herşey daha uygun öğretmeye,çalışan anneler vakit bulamayan annelere hem bir kolaylıklar hem de yavrusu olmayan hanımlar için muhteşem bir fırsattır..işin yoksa veya varsa da vaktin varsa apartmanın bir veya iki çocuğu senden öğrenmeli bir kaç sure,müsaitsen kapını açıp dizinin ucunu başka bir çocuğun dizi ile birleştirip onunla yol almalısın velhasılı bu çeşme senin sevap kaynağın olabilir,onu ahirete kadar sonsuza kadar akıtmayı sağlamalısın..

İlim nasip etmişse sana Allah,bildiğin sadece bir kaç süre bile olsa o ilmin zekatını en iyi şekilde verip bu sevap fabrikasını kaçırmamalısın...



OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

18 Aralık 2016

Mevsimlerden Kış - Küçük Çatıların Yalnızlığı Hatırlatır Bana Kendimi


Kışı tanımlayan en güzel görüntülerden biri bacası tüten çatısı beyaz bir evdir benim için..Her zaman samimi gelir,havanın soğuk oluşuna rağmen bana sıcak gelir,çocukluğum aklıma gelir,okul yıllarım okula gittiğim soğuk kış sabahları,uzun cadde ve inatla yüzüme vura vura esen o şiddetli rüzgar,her sabah..


Nehrin üzerini pamuksu bir sis kaplar bazen,o nehir ki kazımında sayısını bilmediğim insanlar can vermiş,uğruna ölenlerin sayısı bilinmiyor belki ama nehir derinliği ile üzerine çöken sisi ile günümüzde bile bir hüzün kokusu yayıyor etrafa...bu manzara karşısında kahve olmalı çay olmalı dost olmalı diye geçiriyorum içimden..
Çay kahve kolay da dost telefonun ucunda değil de karşımda olsaydı keşke...


Sıcak çorba,sıcak çikolata,ocak üstünde kaynayan yemek,sabahın ilk saatleri,okuldan gelen kırmızı burunlu çocuklar,elleri ısıtılması gereken yavrular gelir aklıma bu resme bakınca...kış nasıl güzel oluyor bazen...


Şu çatı katında yanan sarı ışık...belki sahibi içeride oturup televizyon izlemek gibi basit bir şey ile meşguldü ama benim aklıma daha başka şeyler geldi..kurgularım farklı olur içindeki kahramanlar da öyle...benim hikaye olunca durum böyle :)


Çatı katı


Çatı katı
Siyah pelerin içinde yıldızlar
Kirli aşk çığlıklarını barındıran sesler
Haram kılınmış gözlerin ,ellerin,tenin ve ötesi
Bir serçe konar düşlerime
Kalabalık içinde yanlızlık en acı
Söylenmez sözler girdabında boğulan yabancı

Hayat tek kişilik kılıf
Kapa gözlerini ,şükür içinde
Gönül tepsinde huzura secde dur
Arın en kirli yanlarından

Düşün kucağındasın bastığın yerin
Avuçlarında kan kokusu , ürkek bir yaşam 
Yoksun kaldı bir çok şey bizden
bizler bile aynı yoksunluğumuzda
artık tüm üzülmeler beyhude ...

Şerif Erdem Süner


OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

17 Aralık 2016

6 Eksiği Tamamlayın

kis-kampanya-ic-gorsel.png


Kış geldi! Savaş, doğal afet veya imkânsızlıklar nedeniyle milyonlarca insan kış mevsimini zor şartlar altında geçiriyor. Sığınacak sıcak bir yuvadan mahrum mülteciler için şartlar daha da zorlaşırken soğuktan dolayı ölümler meydana geliyor. Geçen kış Suriye'de onlarca bebek donarak hayatını kaybetti.

Ülke, millet, din, dil ayrımı yapmadan kış dolayısıyla zor durumda kalan insanların hayatlarını koruyabilmek için sizleri acil yardım kış kampanyamıza destek olmaya çağırıyoruz. Yağmur ve çamurdan korunmaları için bot; üşümemeleri için battaniye, atkı, bere, eldiven, mont; bebeklerin aç kalmaması için mama ve bisküvi yardımında bulunabilirsiniz.


ONLINE BAĞIŞ İÇİN:TIKLAYIN


kis-kampanya-malzemesi.png
Metin ve görsel İHH.org.tr sitesinden alıntıdır.




OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

15 Aralık 2016

Başlık Bulamadım Can Yanıyor


Nasıl yaşanır böyle.
Yarım yarım yanık yanık.
Hem yaralı hem bölük.
Nasıl yaşanır kardeşlerimizin kanları her akmakta oluk oluk.

Sabah uyan ve ümitle devam et diyor hayat.
Koş çabala gayret et diyor.
Yorulsan da bir işi bitirince başkasına el at diyor kitap.

Öfkeden çıldıran deliren sen olsan da
Haksızlığı zulmü ciğerinde yaşasan da devam et diyor kitap.

Sabret diyor namaz ile yardım iste diyor dayan diyor.

Kolay mı müslüman olmak?
Sadece başı bağlamak sakal uzatmak sünnet olmak ben müslümanım demek kolay mı.
Bunun içini doldurmak kolay mı?

Elim hiç bir şeye gitmiyor günlerdir.
Tabutun başında ağlayan o tazecik evlat anası karnında henüz dünya kokusu almamış yavrucak her biri öksüz her biri yarım yamalak iken nasıl mutlu olabilir insan.

Kolay mı izlemek bunları zulmü görmek kolay mı bir şey yapamamak kolay mı.

Çocuğuna verdiğin süte bile başka gözle bakmak.
Onun tatlı uykusunda başka yavrular için kahrolmak kolay mı.?

Herkes susma diyor bir şeyler yap diyor ama nasıl.?

Bir kaç lira ile devrilir mi bu salıncak biter mi susturulur mu ağlayan yavrucak.

Ne yapalım diye diye ciğerimiz bitti kalmadı halimiz.
Ya bu büyük baş dönüp bizi de beraberinde kurtuluşa yönlendirmeli ya da avuçlarımızdan kardeşlerimizin acısı göz yaşı kadar dua yükselmeli..

Öyle üzgünüm ki hiç bir şey yapamadığım için öyle kahroluyorum ki hiç bir şey olmamış gibi hayat hayat diye kendi hallerinde olanlar için..

Ne söz kaldı ne derman..doğsun ışık istiyorum bu zulüm bu dağları kızıla boyayan acı dinsin istiyorum..

Allah nurunu tamamlasın..diliyor diliyor,bekliyorum.

Amin amin amin nefeslerim adedince amin amin bitir bu zulmü Allahım diyorum ..




OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

10 Aralık 2016

Affet


Karşımda durdun öylece.Günlerdir beklediğim anın içinde buldum kendimi birdenbire.
Neden mutlu olmadım?.Heyecanlanmadım.
?
Donup kaldım karşında,sen de öyle.
Üstün başın kir içindeydi.Tüylerin kir içinde.Beyazın gri olmuş karaların daha bi karaydı sanki.
Gözlerin dolu dolu,kocaman ama yorgun.
Hesap sorar gibiydin,hesap sordun.Bir kaç dakika sürdü.Bakıştık.Seni tanıyamadım,beni tanıdın.Böyle kirli böyle bakımsız böyle terk edilmişliğin resmini kısacık bir anın içinde çizecek kalbimi de bir kağıt parçası gibi buruştrup atacak derecede etkiliydi gözlerin.Hayır sen böyle karşımda durup sorgulayan kocaman gözlerinle kir içinde kalacak bir varlık olmamalıydın.
O pamuk tüylerin o şampuan kokan tüylerin çöp kokmamalı karnını doyurmak için komşunun eline bakmamalıydın..
Utandım.Utandım kendimden.İnsan dedim;İnsan kendini kurtarmak için daha iyi bir hayat için onu oluşturanları atmak zorunda kalıyor bazen.Battı batacak bir geminin mallarını denize atar gibi atmak zorunda kalıyor bazen insan sevdiklerini.
Seni bıraktım.Hiç emek vermemişcesine bıraktım.Gittim.
Karşımdaydın işte.Ben çok iyi durumda çıkmış olabilirim karşına ama sen hiç de iyi durumda olmadığını eskilerden hiç bir şeyin kalmadığını göstermek için baktın,baktın sonra çekip gittin.
Aramızda hiç bir şey yaşanmamış gibi.
Tıpkı benim yaptığım gibi.

OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

7 Aralık 2016

Bol Kahveli - Yeni Şablon Tasarımı



Bol kahveli hoş sohbetli bir bayan blogu tanıtımı dışında bir de tasarımını göstermek istediğim bir blog var bugün..
Sevgili İ.hanım ile günlerce evvela isim düşündük ardından da blogun temasını değiştirerek sayısız mesaj mail fikir alışverişi sayısız fikir sayısız espiri sayısız tasarım ile hiç alakalı olmayan şeyler paylaştık,yani oldukça keyifli bir süreçti ve sanıyorum ki bu blogun ismine de tasarımına da yansıdı :)

Bol süslü bol renkli oldu :) çok da yakıştı kendisine..

Çok çok severek hazırladım,çok severek kullanmasını paylaşımları ile çoğalmasını dilerim...güzellikler bitmesin İ. hanımcım :)


Canlı olarak bu güzel tasrımı görmeniz için BOL KAHVELİ ...





Tasarımlarım ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için: İLETİŞİM formunu kullanabilirsiniz - Bu güne dek yapılan bütün şablon tasarımlarıma ve daha fazlasına ulaşmak için resme tıklayın.


Güzel geçsin gününüz!



OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

Duvar Süslerine Devam-Bulutlar-/Damlacıklar/Balonlar/Yıldızlar/Kalpler


Kağıttan,yünden,pamuktan veya keçeden,malzemenin türü bize kalmış...sonuç çok tatlı çok şirin..kalplerimiz duvarlarda beşiklerin üstünde veya neden olmasın kapılarda küçücük süsler halinde...

Neden olmasın,başımızda bulutlar,kuşlar veya sıcak hava balonları :)


Yap yap..bulut yap as...yap.


Ne olduğu belli olmayan şekillerde yap şekilli veya şekilsiz yap :)


Yıldız kes as,yap


Şemsiye yap bulut yap yağmur damlacıkalrı yap,as.
Yap.


Keçen varsa sevimli tavşanlar yap,as.
Yap.


Kağıtların çoksa rengarenk veya boy boysa kağıttan yıldızlar yap.
Yap.


Tombul bulutlar yap,içleri yağmur dolusu bulutlar,beyaz bulutlar,mavi bulutlar,turkuvaz bulutlar yap.
Yap.


:) 



Çocuğunla yap eşinle yap,komşunla dostunla teyzenle halanla yap...yap ve as..
Yap!..



Güzel şeyler yap :)

OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

6 Aralık 2016

Pon-Pon Topları İle Çok Kolay Duvar Süsleri


Bir evi mükemmel bir şekilde dekore edebilirsin,ama o mükemmel evin içinde kendi el emeğin,severek yaptığın bir parçacık olmazsa o ev yine bir şeylerden mahrum bir şeylerden eksiktir.
Çocukluğumuzda en ziyaret edilesi evler kırlentleri motifli,banyo lifleri örülü,perdeleri dantelli evler olurdu değil mi..neyse bu kadar geriye gidip nostalji ile hüzüne gömülmemizin bize faydası olmayacağı gibi bir getirisi de olmayacak ancak o güzel ziyaret edilesi sıcak ve samimi evlerden bir parça güzellik bir parça samimiyet ve sıcaklık kendi evimize de tabii ki günümüzde bile katılabilir..

Şu güzel pon-ponlar mesela...biraz yün ipi bir çatal bir makastır gerekli malzemesi...ardından da ''Ben yaptım'' deyip mutlu olmak gelir...





Bir kaç yıl evvel bu pon-pon toplardan çok fazla yapmış evin neresine yapıp assam diye düşünüp kalmıştım..ama gerçekten güzellerdi :)




Bunlar ise keçe topları...zevk meselesi demek lazım bu noktada,ki bunlar da oldukça hoş...




Eee çok hoş çok güzeller ama ben bunu da yapamam ki diyenlere özel bir model ekliyorum şuraya.
Olamamış pon-ponlardan duvar süsü' :))


Hayal gücümüzü kullanmamız gerek :)


Güzel kalın..




OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ: