20 Haziran 2016

Almanyanın Doğası-Çiçekler #5





”İnsanlar armağan olarak çiçek verirler çünkü çiçekler Aşk’ın gerçek anlamını taşırlar. Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu seyretmek zorunda kalır. Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen o hep seninle olacaktır; çünkü çiçek akşamın ve gün batımının ve nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır.” (Paulo Coelho)






”Herkesin ruhu kendinindir. Kimse ruhunu bir başka ruhla karıştıramaz. İki kişi buluşabilirler, birbirleriyle konuşabilirler, beraber olabilirler, ama ruhları çiçekler gibidir, her biri kendi bulunduğu yere kök salmıştır, hiçbiri öbürüne varamaz; varmak isterse kökünden kopması gerekir. Bunu da yapamaz. Çiçekler kokularını ve tohumlarını çevreye saçarlar, çünkü birbirlerine ulaşmak isterler; ama bir tohumun konması gereken yere varması için çiçek hiç birşey yapamaz, bu rüzgarın işidir, o nasıl isterse, nerden isterse öylece gelir, eser gider.” (Hermann Hesse)






OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

17 Haziran 2016

Canımsın Ciğerimsin Ama Lütfen Sus


Kalabalık ortamlardan yüksek sesli konuşmalardan sohbet (!) ettiklerini sanıp birbirine bağırarak birbirlerinin sözünü bastırarak olmadı sözü keserek iletişim türüne karşıyım.


Komşularımıza ne zaman misafir gelse beni davet etmelerine rağmen nezaket gereği uğrar bir çay içimlik kalır oradan ayrılmak zorunda kalıyorum.

Asosyal mıyım?
Sanmıyorum. .

Belki yaşlandım eskisi kadar başım ses ve gürültüyü kaldırmıyor diye bir açıklama da yapabilirim ..bunun gerçek payı da yüksek olabilir.

Yüksek ses ile konuşan kendini bu şekilde gerek yüzyüze yapılan konuşmalarda gerek telefon aracılığı ile yapılan konuşmalarda ifade eden insanlardan biri de annem.

Huy müdür adetten midir bilmem ama bulaşıcı olduğunu bizzat gördüm/yaşıyorum.

-Lütfen susar mısın?
-Lütfen bak rica ediyorum daha alçak sesle konuşur musun?
-Lütfen ama lütfen lütfenleri tükettik rezil rüsva ettik daha sakin daha yumuşak konuşur musun?

Olmuyor..

Canımsın ciğerimsin ama başım kaldırmıyor,gürültü ve yüksek sesli konuşmalar dikkatimi dağıtıyor başımı kalabalık ve yoğun hissediyor sanki onlarca insan ile bizzat birebir ilgilenmiş kadar yoruluyorum.

Sevgili büyük kızım sevgili yavrum biricik evladım. .lütfen susar mısın. .


Bir formül bulmam lazım bir taktik şart bana lazım bana ihtiyacım var buna :)

Şimdilik karabiberi korkutma amaçlı koydum tezgahın üzerine :)) sanirim ciddiye almiyor hala beni ve blöf bi yere kadar.

Yardım istiyorum yardım lütfen imdat diyorum koşun lütfen :)


OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

15 Haziran 2016

Almanyanın Doğası-Çiçekler #4



”İki adam hapishane parmaklıklarından içeri baktı; biri çamur gördü, öbürü çiçekleri. (Montaigne)















”Resim hikayenin renklerle çiçeklenişidir.” (Orhan Pamuk)



OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

10 Haziran 2016

Almanyanın Doğası-Çiçekler #3



”Çiçekler, nasıl çiçek açacaklarıyla ilgili şüphe duymazlar. Sadece açarlar ve ışığa dönerler. Onları güzel yapan işte budur.” (Jim Carrey)








”Sanırım çiçeklere karşı ressam olmak gibi bir borcum var.” (Claude Monet)


OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ:

1 Haziran 2016

Fesleğen Tohumları

Sevgili babanneciğim..

Bu yazıyı okuyamayacağını çok iyi biliyorum,yine de bir hatıramdır buraya yazılanlar..yazmak istedim..

Babanneciğim..
Deniz gözlüm,Kur'an ruhlum,abdest buselim..

Bana gönderdiğin tohumcukları ektim.
Neydi acaba diye diye,merak içinde..
Bir çorap kutusuna koymuşsun,kurutarak bana göndermişsin..
Bu tohumcuklar nedir diye sorduğumda kimse bilmiyordu.

Tohumcukları ekmek için çorap kutusundan çıkardım.Toprağa bırakmadan evvel üzerinde kalmış kuru yaprakları ufaladım,o an burnuma fesleğen kokusu geldi..

Fesleğen!..
Buralarda olmayan türden fesleğen!..
Oraların hasretiyle yananların istediği bildiği tanıdığı türden fesleğen!..

Tohumcukları ektim,bir kaç gün sonra baş gösterdiler,azimle toprağı yukarıya doğru iterek boy almaya başladılar..yapracıkları yavaş yavaş fesleğene benzemeye başladı,avucumla okşadım başlarını,avucum fasleğen kokmaya başladı.


Fesleğen!..

İsteyen istemeyen herkese fesleğen dağıtacağım..
Her evde bir fesleğen olacak,senin fesleğenlerin..
Her evin bir köşesi sen kokacaksın..
Sen burada bile bunca uzaklığa rağmen bir çok yerde koklanarak,özlem hasret ve sevgiyle hatırlanacaksın..


DİNLENİR:





Στο ’πα και στο ξαναλέω,

μη μου γράφεις γράμματα

Γιατί γράμματα δεν ξέρω

κι αρχινώ τα κλάματα

***

Söyledim,yine söylüyorum..
Mektplar yazma bana
Çünkü okumam yoktur benim
Başlarım ağlamaya..




OKUMAK İSTERİM
PAYLAŞ: