22 Ocak 2016

Eski Ben Giderken Buralardan


Uyutmuyor,karmaşık duygular.
Net değil sular henüz..küçükken bilinç daha temizdi algılayabiliyor olayların gelişimini daha net kestirebiliyordu şimdi yaşımı aldıkça daha da netleşeceği yerde daha çok bulanıklaşıyor sanki resim ama heyecandandır diyorum,heyecan yaptım heyecanım var.

Son bir tarçın çubuğum kalmış,,ikiye kırdım,zencefilli çayın içine attım karanfil saplarım da azalmış onlardan da iki tane attım çayın içine,uyuyacaktım oysa,dişimi fırçaladım cilt bakımımı da yaptım ellerime ayaklarıma krem dahi sürmüştüm oysa,oysa yatacaktım güzel yürekliler ile vedalaştım,öptüm sarıldım.Öpücükler kalpler gönderdim ama mutfağa indiğimde pencereden dışarıya baktım..ay ışığı yanılsaması mı bilemedim,aldatıldım..jaluzileri kaldırdım balkona çıktım,gecenin bu saatinde tüm ışıklar sönmüş apartmanların başım açık elimi uzattım dokundum parmaklıklara,kar yok,ay ışığı beni aldattı..kupkuru her yer..çay içmeliyim çay içilmeli..son iki günüm..

İkibinonbeş yılının şekillendirdiği ben ile bu evden çıkmadan içtiğim belki de son bitki çaylarım..biliyorum bu evden çıktığımda aynı ben olarak dönmeyeceğim..biliyorum bu ikibinonbeş yılının bana yaptıkları az değildi..taşıttıkları da az değildi,sürüklediklerim de öyle,onca zorluk,hayatımın hiç bir yılında bu kadar çok göz yaşı akmamıştı gözlerimden bu yıl aktı..detaylı anlatmak vardı bunları yazmak gerekiyordu belki,iyi olurdu belki,tutanak tutmak gibi bişey..ama akıp gitti olaylar hangisini hatılayıp yazsam ki şimdi..yalnızken çekilen acılar vardır bilir misin bu çekilenler onlardandı cektim gitti bitti.

Yanımda o,şu,bu falanca olsa dediğim büyük acılar öyle böyle değil..istediğin kişi yanında olmaz,olamıyor çünkü sen çok uzaktasındır ama ihtiyacın vardır ona sen gidemiyorsun o gelemiyor acı var ortada,miktarca çok ve büyük..nasıl baş ederim nasıl kalkarım altından dediğin..acını unutturuyor bir noktadan sonra bu uzaktakileri düşünmek,o,bu,şu'nun yokluğu..kafayı ona takıyorsun,acı unutlmuş çoktan oysa yokluktur seni inciten bu sefer..gidebilsem,gelebilse,kollarına atsam kendimi tam da bu halimle acının tam da bu noktasında salıversem gözyaşlarımı avuçlarının içine,aksa herşey avuçlarına,beni avutsa beni okşasa,saçımı okşasa olmayan asla olmayacak kanatlarımın yerini ovsa parmaklarıyla ..ısıtsa beni,avutsa bi kez daha,sobaya odun atsa odayı ısıtsa,bana Kur'an okusa,geçecek dese ve gerçekten geçmiş olsa diye dua ettiğim tüm acılarım unutuldu,yazılamadan..

El toprağında yalnızım dedim,oysa şimdi anlıyorum ki yalnızken çekilen acının tadı bir başka,insanı büyütüyor..yalnızlığında görebiliyorsun kendini ve maharetini,çapını ölçebiliyorsun,nasıl kıvranıyor yüreğin,ne kadar güç verebiliyorsun kendine..bu halini seni seven görse acı vereceksin ona bunu anlıyorsun,kendin atlattığın için,yalnız ağladığın için,köşelere tek başına saklandığın için mutlu oluyorsun sonra..ardından bambaşka bir sen çıkıyor,acısıyla baş etmiş,bitirmiş..çekilecek olanı çekmiş ve o sayfa kapanmış..bambaşka birisin..acını sevdiklerine açmamışsın,seni aylarca iyi bilmişler,sen parasız,sen yorgansız kalmamışsın,bunu bilmişler oysa gerçek tam tersi ama görmemişler..söylememişsin,içinde patlamış herşey..senin acın senin kalbinde patlamış Allah böyle istemiş..büyümen için seni belki de biraz zorlamış ama unutmamışsın unutturmamış çok şükür Allah asla kullarına zulmedici değildir,duruşum nasıldı bu zorlukların yaşadığı dönemde,düşündürür seni,gözden geçirtir her davranışını mimiklerini kalbinin çırpınışlarını,en yakında olanlara karşı duruşlarını tavırlarını tepkilerini hepsini..suçlu aradın mı,buldun mu..kimler?
Değer miydi,değer mi ki..gerçekten suçlu varm ıydı yoksa bunların yaşanması gerekli miydi..hikmet ve sual merak ve belirsizlik..cahilliği de ekliyorum,cahilim ben daha..yol aldıkça cahilliğimi görüyorum çok şükür ki bir şey bilmiyorum çok şükür ki eğitiliyorum imtihana tabi tutuluyorum,boş değilim de tutuluyorum demek değil mi bu..yağ bal değil hayatım,sınanıyorum..demek ki değerlendirilecek bunlar demek ki puanlama yapılacak demek ki mutlaka bir yerlere konmak için uygun muyum diye bakılacak sonunda..dilerim ki bu imtihanda bir şeyler elde edebilmis bir şeyleri düzeltme fırsatı bulmuş yan durmuş olmama rağmen doğru görmüşümdür aksi takdirde çekilen sadece kuru acı kuru dert elde bişey kalmamış demektir.

Allahım affet isyan koktuysa sözlerim affet bocaladığım anlarda karşı geldiysem verdiğin şefkatine,göremediysem,anlayamadıysam..affet cahilim..çok şükür cahilim..

Gidiyorum şimdi gelen kişiyi burada bırakarak..bambaşka bir ben..anlayacak bunu beni bekleyenler/sevenler..affettim yine çok kişiyi çok şeyi sildim yine bir daha..öyle olmalı..yükler taşımak istemiyorum artık kalbimde.Net ve temiz,hak eden kalır etmeyen gitmeli,gitti de.Selamet versin Allah.Öyle olmalı oldu da..madem büyütülüyor kalbim daha olgun olmalıyım,kalbim ucunu aklıma bulayarak atmalı artık.

İsmim Sevgi sevgi olsun istiyorum,içten pazarlıklı olmadım buna şükrediyorum kimseyi kiskanmadim kimsenin varlığına malına göz dikmedim yürek dikmedim...elemem gerekeni eledim,silmem gerekeni de sildim..oturdum sahneye bir sonraki rolümü bekliyorum..biliyorum sahneye çıkacağım biliyorum yine sınanacağım,biliyorum sınavdayım.Çay güzel,tarçın kabuğu yumuşamış ama kendini bırakmamış..benim gibi o da,karanfil sapları dağıtmış rengini onlar da tek parça halindeler hala yumuşarım ama dağılmam der gibiler,benim gibi..ikisini de seviyorum..heyecanlıyım,çay içiyorum ..iki günüm kaldı,gidiyorum...

Bu yazının mutlaka bir dönüş yazısı da olmalı diye düşünüyorum.Gece yazdım yayına almadım..sabaha kalsın..güzel olsun herşey diyeyim güzel olsun inşallah sabaha kadar her yer bembeyaz olsun..


tamamını gör
PAYLAŞ:

Kar - Çok Çok Kar






tamamını gör
PAYLAŞ:

21 Ocak 2016

Almanyanın Doğası-Mantarlar #1


Temalı çekim gibi oldu..mantarlar ilk sıradadır..evvela çevremdeki tüm mantar türlerinin resimlerini çekmek istiyorum..ardından ağaç gövdelerini,sonra yapraklarıisonra desenleri..sonra renkleri,ilkbahar gelir bu arada,o zaman filizleri,tomurcukları,taze yeşilliği vs vs..


Mantar türleri çok..hiç birinin adını bilmiyorum..enteresan yerlerde bitmişler..daha çok gövdesiz ağaçlarda..geriye kalan bölümlerine yapışmışlar..




Mantarlar mı ağaca tutunarak yaşam mucadelesi vermekte yoksa ağaç mıdır mantarlara sımsıkı sarılıp hayatta kalmak isteyen..?



Ölümden sonra da hayat var der gibiler..ölümden sonra da hayat var..inansan da kabullensen de..mantarlar güzel,bak onlara anla..




Ne güzel eğitiyor ne güzel düşündürüyor Mevla..ölmüyor işte hiç bir şey..geri dönüşüm doğada mevcutsa hayatta neden olmasın dünyada nasıl olmaz,ahiret nasıl yalan olabilir almıyor aklım inanamayanlara....dönüyor bir şeyler,karışıyor bir şeylere,özneler nesnelere yapışıyor..


Temsili ve güzel bir örnek..öleceğiz ve bizden sonra da hayat devam edeceği gibi bizim gideceğimiz yerde de bir hayat türü vardır..sıcak veya soğuk serin ve selametli veya ızdıraplı..nereye gitmek istediğimizi bu gün biz seçeceğiz..ya mantar olup ölü bir nesnenin üzerinde yaşayacağız ya da ağaç olup ahirete hatta Cennete uzanan kökler salacağız..

Ortası var mı?

tamamını gör
PAYLAŞ:

19 Ocak 2016

Telefonumdan Notlar #3


Bloglar veya siteler arası dolaşırken okuduğum bir çok kitap yorumuna denk geldim..oldukça ilgimi çeken ve okuduğum kitap türüne çok yakın olan kitapların resimlerini telefonuma ekliyorum ki ilk fırsatta temin edebileyim..


yakında kitap alışverişi yapma imkanım olacak..almak istediklerim ve okumak için heves duyduğum kitaplar şöyledir:


KENDİNE AÇACAĞIN BİR PENCERE

Sevgili Anne Cafe blog sahibesi Hilal hanımın şefkatli kaleminden..resmi bir blogdan aldım..hangisi olduğunu hatırlayamamakla beraber not amayı dahi ihmal etmişim..



DERLE,TOPLA,RAHATLA
resim kaynak:ütüsüz perde
Çok fazla eşyam yok çok fazla biriktirmeyi veya atmaktan hediye etmekten çekinen biri de değilim ancak yine hakkında çok olumlu yorum okuduğum DERLE,TOPLA,RAHATLA kitabını almak istiyorum..istifade edilecek bir şeyler mutlaka bulunur diye düşünüyorum..


ALTIN ÇAĞ

Deep'in blogunda yayınlanan konuk bir yazı sayesinde tanıştım bu kitabın yorumları ile..içeriği kaynaklara dayanarak hazırlanmış okunması gerekenler listesinde yer almaya aday kitaplarımdan biridir..



DÜNYANIN EN MUTLU KADINI

Kitap ile ilgili okuduğum yorum veya yayını hatırlamıyorum..ama telefonuma kaydetmişim..sebepsiz olamaz diye düşünüyorum..kitabın ismi hem dikkatimi çekti hem de merağımı uyandırdı..fedakarlık kokusu alıyorum bu kitaptan..gülümsedim..


NEŞE-İNSAN

Hakkında okuduğum yorumlar yine uçmuş gitmiş aklımdan kitaba rastladığım sayfayı da kaydetmemişim..okumak istediklerim arasında yerini aldı.Okuyanlar varsa kitap ile yorumlarını esirgememeleri rica olunur..


SARIKAMIŞ-BEYAZ HÜZÜN

Sarıkamış ile ilgili okuduğum ilk kitap olmamasına rağmen almak istiyorum bu kitabı yine de..sevgili Özlem abla (yüreğimin iklimi) kitap ile ilgili çok iyi yorumlar paylaşmıştı..içimizde kanayan ve daima kanaması gereken yaranın kahramanlarını anlatıyor..bize okumak ve çocuklarımıza anlatmak gerek ..


SİNEKLERİN TANRISI

Sevgili Özlem kardeşimin şiddetle tavsiye ettiği kitaplardan biri de Sineklerin Tanrısı kitabıdır..almayı çok istiyorum bu kitabı..resim Özlem'in blogu ve objektifinden.

İyi ki kitapalr ve iyi ki bunları tavsiye eden insanlar var....

ALMAK İSTEDİKLERİM/ALINACAKLAR LİSTESİnin devamı da şöyle..

-Akıcı seri ve ince yazan bir kalem,hatta bir kaç tane kalem..

-Tesbih ipi.Tesbih meraklısıyım koleksiyon yapacak derecede üstelik..elimdeki tesbihler çok güzel ağır ve taşlı olmasından dolayı ipleri sürekli kopuyor,bir tesbih ipi almak gerek,hattabelki bir kaç tane almak gerek,burada bulunmaz heralde hiç görmedim..

Bu sabah hediye olarak yeni gelen mavi taşlı tesbihim de koptu,döküldü taneleri yerlere..sanırım kopan ve burada olan 3'ncü tesbihim..son bir adet olmalı dilerim ipi temin edene kadar idare eder..yok duyanda çok tesbih çekerim diye düşünür riya olur o olur bu olur diye korkarım..tesbihlerin ipini sağlamından iyisinden yapmıyorlar heralde hepsinin kopması mantıklı mı?..sağlam koy ipini sağlam koy ki tesbihi çekenin sevabından çektikçe üretene sana da sevap yazılsın..

Almak istediklerim bunlardan ibaret...yukarıdaki kitapları 2016 yılında okuyabilirsem çok mu çok memnun olurum benim için bunları okumak bile büyük bir lüks..sindirerek not alarak okumayı seviyorum..okudum bitsin yorumladım böyle bişey gibi okumak istemiyorum..hayatımdan geçince hayatıma yansıdı bu kitap demek istiyorum..kitaba verilen zaman yazık olmasın...Adem Güneş'in kitapları var henüz elimde okunmamış..art arda okuyamıyorum aynı yazarı sanırım..

Kitaplar ile ilgili kıymetli görüş ve yorumlarınızı bekleyeceğim..

Sevgiler.

tamamını gör
PAYLAŞ:

18 Ocak 2016

Günüm Nasıl Başlıyor


Genelde geceden...yani sabah olmadan bile değil,gece henüz kopmadan saatlerden günüm başlamış oluyor,kış mevsiminde imsak vaktinden evveldir uyanışım..kahve olmazsa olmazım eşimle birlikte paylaştığım ilk şey oluyor,günaydın'dan sonra..

-Günaydın,uyanman lazım.
-Günaydın ama neden..

Kahvemizi içtikten ve yanına alması için yiyecek bir şeyler hazırladıktan sonra eşimi istasyona bırakıyorum ve eve gelince saat daha yeni yeni 06:00'ya yaklaşmış oluyor..
İlk kahve soğumuştur ve tazesini yapmak şart oluyor..taze kahve için su konur ve bu arada namaz için abdest alınır..ikinci kahvenin tadı da görüntüsü de bi başka oluyor..çocuklar henüz uyuyor..dışarısı buz gibi,arabaların üstü çatıların üstü kıra ile örtülü..kıra değil miydi o buz tabakası?bu sabah bolca vardı,arabanın camlarını ne ettiysek ısıtamadık eritemedik..korku filminde gibi hissettim kendimi..


İkinci kahvenın ardından namaz vakti girmiş oluyor..bu zaman zarfından belki Kur'andan bir sure,belki hatimimden bir kaç sayfa okurum..yürek iyice yumuşarsa Büyük cevşen'den tesbihatlar okurum..hiç bir zaman çok uzun okuyamıyorum yine de bu kadarını okuyabildiğim için hamd ediyorum..nasıl durgunlaşır böyle kalbimiz..koşuşturmacadan mıdır acaba?..

Namazı eda ettikten sonra kızımın uyanış vakti gelmiş oluyor ,onu da hazır ettikten sonra okul yolunu tutuyoruz..resimler oradan..arabayı park etmeyi sevdiğim yerden de bir kare ekledim ki bulunsun burada..çok güzel bir bahçenin önüdür burası..

Kızımı okula bıraktıktan sonra eve geliyorum,evde tam iki saat boyunca yapılacaklarım var..evvela kahvaltı hazırlanıyorum bebek ben ve yaşlı teyzemiz için..ilaçlarını alacağı için kahvaltıyı bekletemiyorum haliyle bebek de olunca onu da bekletmek olmaz böylece çorba genelde tercihim olur ki çorba bebekler için de ideal yaşlılar için de..bana nasılsa her şey uyar :)

Kahvaltının ardından ev ellerimden öper..yatakları kaldırırım odaları havalandırırım,çamaşır her daim olur makineye atarım,mutfak kendinden geçmiştir büyük bir ihtimal mutfağı topluyorum,bulaşık makinesini boşaltıyorum yenisini çalıştırıyorum..süpürmem gerekiyorsa(2-3)günde bir süpürüyorum,toz almam gerekirse alıyorum,iki katlı ev bir aşağı bir yukarı pervane olmuşum dönüyorum..saat 10:00'a dayanıyor herşey (şimdilik)bitmiş oluyor ve üçüncü kahvem elimde bebek ile teyze oyuna dalıyor,kızımı okuldan almam için bir saat 45 dakika var yani kendime ayırabileceğim zaman tam da bu kadar..bir saat kırkbeş dakika..

Bu zaman diliminde(hafta içine özel) bazen bilgisayarda oluyorum bazen çeşitli el işleri ile meşgul oluyorum..el işlerini ihmal ettim gerçi malzeme bakımından sıkıntı yaşıyorum ancak projeler var,uapmak istediğim şeyler çok ev de yeni ya buna müsait..güzelleştirilmeyi yuvaya dönüştürülmeyi bekliyor..canım benim,bekle sen :)

Kıymetli vaktim dolunca da okul yoluna düşüyorum..üç canavarı enerji dolu bürücü evlerine bırakıp kendi bücürümü de eve alarak günün geri kalan kısmına böylece devam ediyorum..ki en yorucu bölümü bundan sonra başlıyor..

Annelere kolaylıklar dilerim..ne çok işi,köşesi vardır evlerin ve bir annenin bir günü ne kadar da yoğun geçer..değil mi?

Sanki bu günler bitmeyecek sanki bu tempo hep devam edecek..



tamamını gör
PAYLAŞ:

KÜBRA SAYIN

tamamını gör
PAYLAŞ:

FATMA ARDALI

tamamını gör
PAYLAŞ:

16 Ocak 2016

KOZMİK BAKIM

tamamını gör
PAYLAŞ:

Yeşil ve Mavi


Doğanın ve cennetin, paylaşımın, cömertliğin ve uyumun rengi. İnsanı rahatlatır insana huzur, yaşama sevinci ve emniyette olma hissi verir. Dinlendirici ancak insanı tembelliğe ve umursamazlığa sevk eden bir renktir. Yanında bulunma hisside verebilmektedir örneğin şu ağacın altında biraz uyuyayım vb. Bu renk insana birazcık uyku ve tembellik hissi verdiğinden dolayı dinlenmek gibi bir içgüdüsel duruma sokabilir. İç açıcı ve güven veren bir renktir. Aynı zamanda umudu, yeniliği, gençleşmeyi ve yeniden canlanmayı çağrıştırır.

Rabbim ne güzel yaratmış,yeri yeşil göğü mavi..ferahlık ve umudu,dinlenmeyi ve canlı olmayı ..


tamamını gör
PAYLAŞ:

6 Ocak 2016

Telefonumdan Notlar #2


Not tutmaya devam..


Nar kabuklarını kaynatıp beklettiğinizde bordoya boyamak istediğiniz bir tişörtünüz varsa istediğiniz gibi boyayabilirsiniz. Nar kabukları doğal bir boya etkisi yaratır.

ZİKİR VE ÖNEMİ HAKKINDA UZUNCA AMA COK KIYMETLI BİR NOT

Sen, Allah`ın ilminde, O`nun güzel isimlerinin özellikleriyle yaratıldığın için, Allah isimlerinin işaret ettiği mânâlar, özellik olarak senin beyninde açığa çıkmaktadır. Allah`ın güzel isimlerini beyninde tekrarladığın zaman, bu isimlerin özelliklerinin beyninde daha da gelişmesini sağlamış olursun..


Allah`ın “İRADE” sıfatının adı olan “Mürîd” ismini, meselâ hergün diyelim ki üçbin defa civarında tekrarladığın zaman; bir kaç ay içinde irade kuvvetinin arttığını görürsün!..irade zayıflığı yüzünden gerçekleştiremediğin pek çok şeyi, kendini zorlamadan başardığını farkedersin hayretle!.


Buna ilâve olarak, Allah`ın “Kuddûs” ismini de her gün bu sayı civarında tekrar eder ve yanısra “Kuddûs-üt tâhiru min külle sûin” duasını da üçyüz veya beşyüz defa tekrarlarsan; kendini hiç zorlamadan sigara veya uyuşturucu ya da alkol alışkanlığından kurtuluverirsin!..


Acaba öyle mi?…


Deneyen görür! Sadece üç-beş ay buna devam edin, yeter!. İsterseniz inanmadan!.


Çünkü, bu zikir olayı tamamiyle teknik bir olaydır; sonuçlarının oluşması inanca bağlı değildir!. Biz bunun sayısız örneklerini gördük..


Bu önerdiğimiz zikri, bize inanmayarak, sırf denemek için uygulamaya başlayan; bir yandan meyhanede içkisini yudumlarken, bir yanda da bu zikirlere devam eden nice kişi o alışkanlıklarından çok kolaylıkla kurtuldular..





tamamını gör
PAYLAŞ:

Gökyüzü


Edebin nerde insanoğlu..


Sonsuzluğa olan arzun..nerede?..



Ağaçlar bile ışığa,maviye geçmesi için pencereler ve yollar açarken..





Böyle bir güzelliği kocaman beton kütleleriyle mi örteceksin..böyle bir güzelliğe bunu mu uygun gördün..

Utanmalı biraz insan..




tamamını gör
PAYLAŞ: