23 Ağustos 2016

Römer Meydanı - Frankfurt




Frankfurt Hauptbahnof'tan yola çıkarak kısa bir mesafe yürüdükten sonra Main nehrinin kenarında (hava güzel ve günlerden Pazar ise)mis gibi bir yürüyüş yapma imkanınız oluyor..Şöyle ki o bölgede yapılacak onlarca şey olmasına rağmen nehrin boyunda yürümek bile insana yetiyor..ama yetinemeyen ve daha fazlasını keşfedip bizzat görmek isteyenler nehrin kenarında yürümeye devam etmeliler...biz yürüdük..





Hava güzel,güneşlive serin esen bir rüzgar vardı..güneş yer yer kaybolsa da bulutlar daima kenara çekilip kendisini gösterdi..teşekkürler bulutlar..





Çocuklu aileler,aşıklar,yaşlılar,sporcular...nehrin kenarında her kesimden her yaştan insanlar görmek mümkün..çocuklu ailelere de küçük bir not düşmekte fayda var..karşınıza yanlış hatırlamıyorsam üç adet çocuk parkı çıkacaktır..şikayetçi minikleri olanlar buna sevinebilir :)
Evet hayat güzeldir ama yorucudur da..mola ihtiyacı olanlar her fırsatta oturup dinlendi..haliyle biz de bekleyip biraz daha bulut biraz daha gökyüzü ve nehrin etrafını inceledik..





Nehir turları da var..




Yanımızda iki çocuk olduğundan göze alıp vapura binemedik..ancak mutlaka böyle bir tur havalar iyice soğumadan yapılmalı diye söz verdik birbirimize..
Aşağıda turlar ile ilgili kısacık bilgi de ekledim..





Üzgün olan,mutsuz olan bbile bir Pazar günü nehrin boyunda yürümeli..insanların yüzünde bir çok şeyi okumak anlamak ve kendimize ders olarak bir pay çıkarma bakımından faydalıdır..hava ve bulutlar gökdelenlerin ihtişamı ve tarihi yapıların yer yer kendilerini göstermesi elbette sizi mutlu ediyor..Avrupanın göbeğinde bulunan bu kozmopolit şehrin büyüsü muhakkak var ama her yerden bir şeyler almak iyidir..bu suvenir,yani hediyelik eşya olmak zorunda değil..





Köpeğini gezdiren,sırtını güneşe dönüp güneşlenen,uykusu gelip çimenlere uzanıp uyuyan,bisikleti ile bir mola verip sepetinin içinde duran radyonun sesini açıp etrafa neşeli nağmeler katanları da görmek mümkün..işte bu noktada ''Hayat,güzeldir''deyiveriyor kalbiniz..




Yürü yürü bitmiyor diyebiliyor insan ama bıkılacak veya yorulacak gibi hissettiğinden değil..bir an evvel manzaranın değimesini fakrlı bir şey görmek isteğnden kaynaklanıyor olsa gerek..ve nehrin nerdeyse ortalarında karşınıza Römer bölgesine gitmek için bir yol çıkıyor..
Bu saat da o yolun başında duran güzel bir yapının üzerindeydı..saatleri seviyorum,Roma rakamlı saatleri daha bi seviyorum..

Römer bölgesi tarihi kokusu olan ahşap bina ve yapılardan oluşan bir meydandır aslında..Almanya eskiden nasıldı diye merak edenlere de güzel bir yanıttır..

Almanyanın kalabalık bir meydanı eskiden böyleymiş arkadaşlar..





Tabii insanlar şimdiki gibi evrensel giyim tarzına,selfie çubuklarına,ellerinde dondurma küllahlarıyla sokaklarda büyük bir ihtimal ki dolaşmazlar idi ama biz bu gününü yaşayıp o güne bakabilecek kadar şanslıyız en azından..






 Ortaçağ kokuyor resmen..zaten o dönemin en önemli meydanlarından da biriymiş buraları..











Meydan bir çok hediyelik eşya mağazası ile lokanta ve cafelere ev sahipliği yapıyor..biraz serinlemek için İtalyanların dondurmalarını tatmanızı öneririm..cıvıl cıvıl insanlar,bolca Çin veya Japonlar görmek mümkün..(Allah'ım her yerdeler!)..tek dileğim gittiğinizde havanın güzel olması..Almanya'da hava hayat demek..o iyiyse siz de iyisiniz..






Saatler dışında eski kapılara da özel bir ilgim var(sebebi bilinmiyor)..kapı tokmakları,altın kaplamalı detayları,demir çiçekler..her biri muhteşem görünüyordu..çocuklu olup istediğiniz kadar resim çekmek zor oluyor malumunuz..her kare bu yüzden pek kıymetli oluyor,çekebildiğim kadarını çektim gerisi bir başka bahara :))








 Fotoğraf çekenleri de fotoğraf çekmeyi seviyorum..umarım bir gün yakalanıp dayak yemem :)))





Bazı sokaklar bana Taksimi veya SultanAhmeti hatırlattı..ama çok kısa sürdü bu hatırlatma anı..yine de bu kareyi eklemeden olmazdı...
Tarihi Römer meydanını kısacık bir sürede geçip biraz yürüdükten sonra da karşınıza bu tabela çıkıyor..




Elinde olmadan sola sapıyor insanın ayakları..


Zaten bunun için gelmemiş miydik?



NOT:İnşallah yarın sizi bu güzel evde gezdirmek bolca resimle sevindirmek isterim..







Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez.Blogumu oku,sana da iyi gelecek:)

8 yorum:

  1. güzel yazı ve fotoğraflar için teşekkürler, bir nevi gezmiş gibi oldum))Goethehous'u da merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Goethe'nin evin sinirimizi yayın olarak paylaşılacak zira çok fazla resim var.
      Büyük adam olunca :)
      Gezmiş kadar olmanıza ayrıca sevindim o havayı hissettirdiysem ne mutlu bana :)

      Sil
  2. Muhabbetini çoook sevdiğim bir dostum var. Şuan onunla meydandaki kafelerden birinde oturup saatlerce konuşmak isterdim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Buzlu kalem profilinden bloguna erişim mevcut değil. .Seni ziyaret etmek istedim ancak bulamadım ayarlardan gösterilecek bloglar diyen yerde kendi bloğunuzu işaretler misiniz?

      Sil
  3. Fazlasıyla hoş fotoğraflar makinene sağlık.
    Ve ailecek yapılmış bir Frankfurt gezisi haaarika. Maşallah :)

    YanıtlaSil
  4. Ne güzel bir tur oldu bu. Hava tam istediğim gibi, doğa, nehir, insanlar.. Nefis.

    Tarihi kasabaların olduğu gibi durduğu yerlere bayılıyorum. Ne yazık ki bizim tarihi güzel evlerimiz çirkin binaların, tabelaların,kabloların ve çanak antenlerin içinde görülmez bie haldeler :(

    YanıtlaSil