26 Ağustos 2016

Alışveriş Alışkanlığım Nasıl Değişti?


Asansörü olmayan beş katlı binanın merdivenlerini her birimizin elinde poşet olmakla beraber çıkıyoruz.

Ne eşime ne oğluma "bunları nereye koyacağız?"sorusunu sormaya cesaret edemeyecek kadar yorgun hissediyorum.

Alışverişten yeni gelinmiş alınanları 'yerlerine'koyma vakti de öyle. .

Dolaplarımdaki yiyecekler miktarı azalınca geriye kalan boş yer hoşuma gidiyor.

Buzdolabında ne var ne yok bir bakışta anlayabiliyorum,hemen bir kaç saniye içerisinde gün içinde neleri tüketebileceğimizi anında programlayabiliyorum.

Kahvaltıda kalan beyaz peyniri bitireceğiz,bir adet yumurtayı evin en küçüğü yiyebilir,bal var reçel var çay olucak nasılsa,çay olunca kahvaltı kendinden kahvaltıya dönüşmüş olur zaten,iki domates ile bir adet kalan sivri biberi öğle yemeği salatasında kullanabilir,yanına bir makarna da yaptım mı tamam olur.


Akşam yemeğine kabak mücveri bir de dünden kalan etli yemek yendi mi bir çok şeyi hem tüketmiş oluruz hem değerlendirmiş oluruz.

Bu Nedir?


Bu cimrilik değildir,bu pintilik değildir ..unutulmaya yüz tutmuş bir güzelliktir aslında.

Dolaplardaki yiyecekleri stok yaparcasına uzun süre tutmak,ve son kullanma tarihi yaklaşınca alelacele ''nasıl değerlendirsem''diye düşünmektir pintilik.

Hakkını veremediğimiz bir çok nimeti bencilce dolaplarda saklamak hangi mantığa hizmettir..yakın bir zamanda kullanılmayacaksa,hatta ne için alındığı sonraki gün unutulacaksa o ürünün dolapta yer almasına ne gerek var?..

Basitleştirmek yerine zorlaştırmak,faydalanmak yerine son anda kurtarmak anlamsız gelir oldu bana bu yüzden..

Dolaplarımın tıka basa dolu olmasına gerek yok,stok yapmaya gerek yok,alıp da paramı marketin kasasına bırakmaya gerek yok,cüzdanımda da durabilir hatta kumbaramda bile uzun süre kalıp beni gerçekten mutlu edecek bir amaç uğruna kullanılabilir.

Alışveriş yapmayı gözden geçirdim bu yüzden,haftada kaç kez neler alıyorum,aldıklarımı alışverişler arasında gerçekten tüketebiliyor muyuz gibi sorular eşliğinde.,her seferinde ortalama ne kadar para harcıyorum ayak üstü hesaplamaya çalıştım,zarardayım..
Baktım ki yaptığım alışveriş ihtiyaç için değil bazen eğlence bazen vakit geçirme bazen de öylesine yapılmış.

Market Poşetleriyle Gelen Anne!


Çocukların üzerinde bırakılan etki?

Bunu da düşünmemek elde değil aslında..

Sürekli dolu olan dolaplar varken ve çocuk istediğibir şeye kolayca ulaşabilecek iken o çocuğa isrftan açlıktan yokluktan nasıl bahsedilebilir?

Sürekli sık sık alışverişten gelen ve market poşetleriyle ''Merhaba çocuklaaaaar!'' havasıyla eve giren annenin yüzündeki mutluluk ifadesi çocuklarda bırkatığı izlenim acaba onlar üzerinde nasıl bir etki bırakmaktadır..

Elbette alışveriş iyi bir şeydir,insanı mutlu eder,harcamak güzeldir annem yapıyorsa doğrudur bunu yapmak gerek mesajı direk olarak verilmiş oluyor.

Olmuyor mu?..

Alışveriş Günleri


Haftada iki kez alışveriş yapmaya karar verdim bu yüzden..

Bu haftanın başında Cumartesi günü alışverişe gidip sıklıkla tüketilen gıdaları temin ettim,süt,yumurta salatalık sebze,meyve vs..

Haftada iki kez alışveriş yapma kararını almadan evvel haftayı ikiye bölüp yani ki alışveriş günü belirlemeye karar verdim,alış veriş günlerim Cumartesi ile Çarşamba günü olacak,altı kişilik bir aile olduğumuz için günlük tüketilen yiyeceklerin çabuk bitmesini önplanda tutarak(süt-yumurta gibi)iki kez alışverişe çıkmak mantıklı geldi.

Bu kararı aldığım gün günlerden Cumartesiydi..ve mutlaka bir alışveriş yapılmalıydı..yapıldı da..

Alışverişi yaptım kasadaki sıraya girdim,sepetime bakınca bir sonraki alışveriş için tamı tamına üç günüm olduğunu,sepette yeni aldıklarım ve evde mevcut yiyecekler dahil hepsini üç günde tüketmemizin gerçekten de zor olduğunu net olarak gördüm..

Hepsini üç günde imkanı yok tüketemezdik. eve geldim hafta boyunca gerçekten acil veya çok gerekli bir şey dışında harcama yapmayacağıma dair kendime söz verdim.


Alışveriş Yerine Ne Yapsam?


Alışveriş yapmadığım için başkaca şeyler yapar oldum..

Böğürtlen topluyoruz,bayatlamış ekmekleri martı ve ördeklere atmak için nehrin kenarına gidiyoruz,kuşların mutluluğu çevredeki herkese tam anlamıyla bir şölen yaşatıyor. .

Arabada sürekli bulunan küçük ince halıyı bir ağacın altına serip bazen kahve bazen çayımızı akşam vaktinde parkta içiyoruz. .bir ağacın altında uzanmak hala bedava bu arada. 

Doğada daha fazla vakit geçirmek,evde el atmadığım köşeleri elden geçirmek,dolaplardaki kıyafetleri aırmak,artık kullanılmayacak olanları ihtiyaç sahiplerine vermek veya ileride giyebilecek aile ferdi için paketleyip kaldırmak.

Bu ve bu gibi bir çok şey yapılabilir,hayatımızdan reklamları,bröşürleri,etikeleri kısaca harcamaya yönelik bir çok şeyi sınırlandırmak gerek..

Dolaplarımız rahat edecek içimiz nefes alacak ve en önemlisi bir çok şey için hem dolaplarımızda hem hayatımızda yer açılacak..

Dolap dedim de,bu gün bu parayı eski kafamla harcayabilirdim düşüncesi cebimdeki parayı kumbarama atmama yardimci oluyor bu da dolabın içinde bulunan kumbaramı daha da ağırlaşaşırıyor. .

Kadınları görüyorum. .eskiden el işleri vardı meşguliyet olarak en azından el işleri vardı şimdi pek yok gibi,ama market yolunu sabahın erken saatlerinde 'günlük alışveriş'ne oluyorsa artık o,için çıkıyor evinden. .

Bunu yapmak kolay ama oturup biraz.gözden ge örmek halimizi daha da kolay ve kazançlı üstelik. .Her aile ihtiyaçlarını bilir anneler daha çok ve yine her kadın bilir ki elindeki az malzeme ile bile yarım paket makarna ile bile sofrayı ziyarete dönüştürmek mümkün. .




Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez :)

25 yorum:

  1. Uzun zamandır yapmaya çalıştığım şey.Böyle bir kararı hepimiz vermeliyiz diye düşünüyorum. Sizi de bir mecburiyet olmadan bu kararı verdiğiniz için kutluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Utandım ben..insan olarak utandım kendimi market kölesi olarak görmek istemiyorum hayatımızın zaten çoğunu başkaları için yaşamak zorunda kalıyoruz en azından bu durumdan elde edilen gelirimiz bizim olsun olabildiğince. .çok rahatlatıcı bir şey insan bugün ne yapabilirim mantığını kullanmaya başlıyorlar süre sonra ve bu mutluluk veriyor,gerçek mutluluk. .şiddetle öneririm. .güzel bir gün olması dileği ile.

      Sil
  2. Harika fikirler ancak bir de eşime anlatmak lazım. O hep kitlik olacakmışcasina alışveriş yapanlardan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkekler genelde bize bakıp öğreniyorlar..sen bir başlarsan o sana uzun vadeli bile olsa ayak uydurur,sen onun bu alışkanlığından etkilenip eminim aynısını yaparken kendini yakaladığından eminim ;) bana olmuştu.

      Sil
  3. Biliyor musun evdekiler azaldığında kalanlarla birşeyler yapmaya bayılıyorum :D

    İstanbul'a gelene kadar merkezlerden uzak oturduğumuzdan alışverişimiz bol yedekli olurdu. İstanbul'a geldik. Market sitenin kapısında. Dedim ki kendi kendime bu küçük evde sıkış tıkış durmaya gerek yok, çok lâzım olursa bir koşu alıp gelirsin nasılsa istiflemeyi bırak. Daha henüz çok lâzım olup da bi koşu aldığım birşey yok, evdekilerle de gayet idare edilebiliyor. Hele buzdolabını tamamen boşalttıysam değmeyin keyfime :) Tazesi varken yüzüne bakmayacağım biberler bir anda yemeğe doğranıyor, domatesler ne kadar yumuşasa da hemen bir çorbaya katılıyor. Dünyanın nimetleri de boşa girmiyor böylece :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen!..hatta öyle olunca ben yeni tarifler arayışına da giriyorum.

      Sil
  4. ne kadar güzel bir şeye değinmişsin ...

    YanıtlaSil
  5. Benim de ilk evim 5. Kattaydı da asansör yoktu ;) ne yalan söyleyim ben lazım oldukça alıyorum. O gün yemek yapıcam mesela soğan yok her gün çıkarız dışarı eve varmadan çocuklarla o ara markete girer ne kazımsa bir onu alır çıkarım. Ertesi gün eksik bir sey daha çıkar ;) benim en sevmediğim sey dolabın dolu olması. Afacanlar basar beni bozulacak mı bozulmadan ne yapsam su malzemeyi vs.... Uğraşmak istemem. Dolap boş kafam rahat olacak.... Markete gitmek hemen girip lazım olanı çabucak alıp cıkmak sorun değil... Zaten evde gıda anlamında lazım olan seyler dışında alışveriş mefhumunu unutmuş durumdayım ben ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azlığı bende seviyorum daha az eşya daha çok hava daha az iş demek..ama alışveriş öyle olmuyor siz de kalabalıksınız çocuklar bir büyüsün normal porsiyon yemeye başlasın kazan hazırlaman lazım her gün kolay olmuyor öyle örneğin ailece markete gidilince her biri istediği iki üründen alsa sepet hemen dolar.Bir başka iyi çözüm de alışverişe başkasını göndermek,böylece liste dışında kesinlikle ek bir harcama yapılmıyor :)

      Sil
    2. Benimkiler alışverişe gönderecek kadar büyüse rahat ederim aslında demişsin ya alışverişten eve dönen anne ile karşılasan evde bekleyen cocuk ;) hayalimdeki sahne galiba ;))) bir dursunlar sunlar evde ben çıkıyım onları bırakıp ;)

      Sil
    3. Sık dişini 3 yıl kaldı hadi bilemedin 4 :((((

      Sil
  6. Yiyecek içecekleri lüzumsuz almazken yada boşa çöpe atmazken, hiç fazla almazken diğer şeylerde bunu başaramıyorum. Hiçbir yiyeceğim ziyan olmaz, hayvanlara ikramlarım da tazedir. Ancak kimi konu da bunu başaramadığımı düşünüyorum. Sizi de tebrik ederim. Çok isabetli ve mantıklı söyledikleriniz. Kesinlikle pintilik vs. değil, yiyecekleri çöpe hooop diye atıveren insanları ben de anlamıyorum, tazecik şeyler bile çöpe gidiyor kimi insan herşeyi taze seviyor, hayvanlarla da paylaşmıyorlar. Ne zaman vereceğim, nerede verebileceğim, diye. Bilemiyorum ama çok minik bir vakit ayırmayla bunlar başarılabiliyor. Lüzumsuz ve gereksiz harcamalarımı diğer konularda da kısıtlayabilmeyi umuyorum kendi adıma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zayıf olduğumuz alanlar vardır belki ben biraz da yoğunluk çocuklarla örneğin kıyafet alışverişi yapmanın zorluğunu düşünerek daha hızlı ve pratik çözüm arayışına girdim ..ama alışkanlık yavaş yavaş yerleşiyor Handancim dilerim dengesini sağlarız.

      Sil
  7. Bu çok önemli bir konu iyi ki gündeme getirmişsin. Ve ben de marketin kasasında duracağına cebimde dursun sözüne bayıldım. Geçenlerde çamaşır deterjanı alacaktım markette bakınıyorum araç ta uzakta biraz elimde taşıyacağım için düşünüyorum çünkü baktıklarım 8-10 kiloluk poşetler. Sonra dedim ki ben neden 8-10 kilo alıyorum ki kıtlık mı var? Bunun gerisi üretilmiyor mu? Bitince tekrar alırsın cebinde dursun paran dedim :)) Ve sanırım 1,5 kilo deterjan aldım. Şimdi yıkarken daha ölçülü kullanıyorum :)) Bütün alışkanlıklarımızı gözden geçirmek şart. Kapitalist düzen öyle bir yerleşmiş ki hayatımıza hiç farkında olmadan harcıyor da harcıyoruz. Oysa kazanmak zor, kazandığımızın ve harcadığımızın hesabı ise çok daha zor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıtlık yok..Bu doğru açlık var yalnız bu açlık da Afrika'da değil burada...çok almak hep almak mesajını veriyor herşey aman geç kalmayın aman kaçırmayın,neden?
      Fabrika mi kapanacak :))

      Sil
  8. Güzel bir yazı kalemine sağlık ablacım :)

    YanıtlaSil
  9. Ne güzel yazmışsınız. Ben de sizin gibiyim. Dolapların tıka basa dolu olmasını değil, boş olmasını seviyorum. İhtiyaç duydukça alıyorum, böylece hiçbir şey çürümüyor, bozulmuyor, israf olmuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanılmaz bi rahatlık oluyor gerçekten gerekli olduğu kadar tüketmek daha iyi bu yüzden.

      Sil
  10. Bayıldım. Bu aralar sadeleşme dönemindeyim zaten. Bütün evi elden geçiriyorum. Aldığımız yiyeceklerin bozulmasına fırsat vermemek çok iyi geliyor bana. Zaten atılan her yiyeceğe çok üzülürüm. Tabağa fazla alınan ve dökülen yemek bile canımı sıkar. Al işte yiyeceğin kadar. Eve o yiyecekler girsin, o yemekler pişsin diye ömrümüzü veriyoruz. Çöp mü yani sonu. Uzattım. Sonuç olarak çok hoşuma gitti yaptığınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Gökçe aslında gereksiz o kadar çok şey var ki hayatımızda ama aldıkça insan fark edemiyor. .şu maymun iştahlılığı yenmemiz lazım.
      Yorumun için teşekkür ederim senin saçlar da şahane olmuş bu arada okudum ancak yoğundum yorum yapamadım seni bi ziyaret edeyim şimdi; )

      Sil
  11. ahh mükemmel yazı ! etrafımdaki çoğu insanın tüketim çılgınlığı ziyadesiyle beni çıldırtıyor. Öğrenciyim lakin benim de mutfak sorumluluklarım var haftada bir gün pazar bir gün de market ihtiyacı için çıkıyoruz ve bundan son derece zevk alıyorum . Özellikle bu işin rutin olması beni daha çok mutlu ediyor. Hayatımın düzenli olmasını seviyorum :)ekonomik ve kanaatkar olmayı daha çok seviyorum :) yeni tarif araştırması da cabası heleki de öğrenci olunca :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herşey kararında güzledir :) yapmamız gereken bu dengeyi sağlamakarkası tıkır tıkır kendiliğinden geliyor.

      Sil