31 Mayıs 2016

Uğursuzluk Var Mı Yok Mu?


Uğursuzluk takılmıştı aklıma ..
Uğursuzluktan dolayı mıdır bardakların ikiye ayrılması?
Uğursuzluktan mıdır mis gibi çorbayı servise almadan evvel tabak elimde sofra bezinin üzerine döküşüm ve uğursuzluk mudur evime o insanın gelişi,bakışı,varlığı..

Güle bakmak hoştur,sevimlidir...ancak gül beraberinde dikeni de gövdesinde taşıyan değil midir?..
Kolaya ve basite yönlendiriyor herşey,günümüzde kolayca netleştirmek mümkün her hali veya durumu.
Bir olay karşısındaki tavır ve duruşumuz her ne kadar tahrip olmuş ve başka mantıklar üzerinde yürürlülüğe giriyor olsa bile,vicdan içinde duyduğun o ince o "Aslında doğru olanı da budur ya" dediğin şeydir..

Aklın konuşunca hatan,kusurun evvela senin gözünde hoş durmaz,batar işte güle bakınca ilk fark ettiğin batacağını bildiğin o diken gibi..



Uğursuzluk gerçekten mümkün bir hal mi,var mıdır?..



Uğursuzluk inancı, olanlardan kaderi, yani Allah’ı sorumlu tutmaktan başka bir şey değildir. Ve aslında cahillikten öte bir şeydir. Bir haddini bilmezliktir. Çünkü böylece insan kabahati kadere yıkıyor ve kendisi kabahatten kurtulmuş oluyor. Ve aslında böylece kusurunu görmekten kendisini mahrum ettiği gibi, kusurunu görüp kendini düzeltme ve tövbe etme kapısını da kendisi için kapatmış oluyor.

ŞU GÜZEL ÖRNEĞE NE DEMELİ SONRA?


Meselâ evde kuş beslemek neden uğursuzluk getirsin ve olanların neden sorumlusu olsun? Eğer olanların “evde kuş beslemeye” bağlı olduğunu düşünüyorsa kişi, kuş besleme işinde hataları ve kusurları vardır mutlaka. Bunu görmelidir. Meselâ kuşu kuşa sormadan dört tel ve kafes içine hapsetmiştir; peki ona içinde kendisini emin bulduğu fıtrî ortamı sağlayabilmiş midir? Ona merhamet etmiş midir? Onun yiyeceğini, suyunu zamanında ve zevkine uygun şekilde verebilmiş midir? Onu korkulardan ve kaygılardan emin kılabilmiş midir? Onu cinsiyle ve akrabalarıyla birlikte yaşatma inceliğini gösterebilmiş midir? Onun, ufuklarda uçma zevkini tatmin etmek için ne yapmıştır? Hiçbir şey yapmamıştır. Verilecek bütün cevaplar genelde hayır olacaktır.
Peki, bu bir candır. Yürek taşıyor. Allah’ın kendisine verdiği imtiyazları yaşamak istiyor, ihtiyaçlarını görmek, arzularını gidermek istiyor; hakkıdır çünkü. Bütün bunlara karşı da genelde yapılan bir şey yoktur. Tek yapılan şey bir inzibat kuvvetiyle kuşu zorla kafese alıp orada hapsetmek, aklınıza gelirse, bulabildiğiniz kadar yiyeceğini ve suyunu vermekten ibarettir.
O da bütün bu mahrumiyetlere ve mağduriyetlere karşı derdini Mucîbü’d-Daavat olan, Hami-i Meçhûlü bulunan, kimsesizlerin kimsesi olan Allah’a açacaktır. Tabii ki, o da Allah’ın kuludur! Artık Allah nasıl hükmedecek, ne diyecek, kulunun yüreğini nasıl memnun edecek; bunu bilemeyiz. Fakat mağdur kuluna merhamet edeceği, kulunu mahrumiyetlere uğratana da adalet edeceği muhakkaktır.
Bu adaletten nasıl bir tecelli çıkar; onu da bilemeyiz. Bizimkinin işi mi ters gider, hayatında olumsuzluklar mı artar, ne olur, bilinmez. Ama eğer kuşu besleme ve ona fıtratının istediği şekilde yaklaşma konusunda eksikleri varsa gözden geçirmelidir. Yani madem kuşun hamisi olmuştur; kuşu Hami-i Zülcelâline başvurmaya sevk etmemelidir. Kuşu evde barındırmaya devam edecekse, kuş psikolojisinden ve biyolojisinden anlayan bir uzmandan destek eğitimi almalı ve kuşa bu eğitimle yaklaşmalıdır. Kuşu incitmemelidir. Aksi takdirde, başından işler eksik olmayabilir.
Bütün bu söylediklerimiz, işinin yolunda gitmeyişini kuş beslemeye bağlaması ile ilgilidir. İşinin yolunda gitmeyiş sebebi, doğrudan işi ile ilgili eksikleri ve kusurları da olabilir şüphesiz. Muhakkak bunu da gözden geçirmelidir.
Öyleyse eşyaya uğursuzluk vermektense, davranışlarını gözden geçirmeli, nerede hata yaptığını anlamaya çalışmalı ve kendini düzeltmek için adım atmalıdır. Davranışlarında hata adına boşluk bırakmamalıdır. Bu durumda ona Allah da yardım edecek ve inşallah işleri yoluna girecektir
Kaynakça:FIKIH.INFO.



Ve nihayi sonuç şudur ki,hatalar bazen çok iyi birer öğretmen hatta eğitmen olarak girer hayatımıza..
Hatasız kul olmaz,hata yapmayan iş de yapmaz sözleri de çınlar aklımın bi köşesinde..

Hataları sevmemin sebebi de budur..hata öğretir,öğretirken eğitir,eğitirken büyütür olgunlaştırı..
Büyümek sadece fiziksel bir şey olarak yansıtılır çocukluktan beri,büyümek sadece bundan ibaret değilmiş oysa..hatanı sevmek,düzeltmek,büyük nimet olan akıl/vicdan/merhamet sularıyla yıkanmak,kabullenmek ve yavaş yavaş şekillenmek..
Cennete layık bir kul olma yolunda bir adım daha,bir adım daha atmak..

Kendimizi düzeltme sebebi olan,daha net görme ve hareket etme kaynağı olan hatalar için de sonsuz şükürler olsun..


Hayırlı sabahlar..










Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez.Blogumu oku,sana da iyi gelecek:)

8 yorum:

  1. Pek yorum yapmıyorum ama okuyorum, takip ediyorum. Bilmek hoşuna gider diye düşündüm:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok rahatlatıcı bir yorum bıraktın kardeşim. .bütün samimiyetimlesöylüyorum bunu Allah razı olsun hayırlı ramazanlar.

      Sil
  2. Çok haklısın, uğursuzluk demek işin kolay yolu... Hatalarımızı görüp kendimizi düzeltmek en önemlisi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuş ile ilgili verilen örnek uzunca görünebilir ancak o örnek sayesinde benim bu anlayışımı pekiştiren faktör oldu.

      Sil
  3. Kendimizi düzeltemediğimizden işin kolayına kaçıp karşımızdakine (insan, hayvan, bitki eşya her ne denk gelirse) suç atmalarımız.. Vicdan rahatlatmaya çalışırken daha fazla hata yapmamız.. Allah bizi affetsin. Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vicdan rahatlatıyor sevgili Yagmurcağızım ama dinmiyor mutlaka yine bi patlak veriyor sanki zaman içinde. .köklü olmayan her çözüm gibi.
      Duana amin diyorum benden de sevgiler.

      Sil
  4. Müstefid oldum. Güzel bir yazıydı, tebrik ederim.

    YanıtlaSil