24 Aralık 2015

Karıncaların Şehri-Yuvalarının İçi/Muhteşem Yapı Sanatı



Görselde yer alan yapı,karıncalar topluluğu tarafından inşa edilen bir yuvanın içidir..Sıvı alüminyüm doldurularak yuvanın elle tutulur gözle gözrülür hale getirilerek bu muhteşem tasarım ve ilhamı tefekkür etmek her müslüman için faydalı olmaz mı?..belgeseli izlediğim günden bu yana aklımdan gitmeyen bu görüntüyü aşağıda paylaştığım videodan aldım..sıradan diye düşündüğümüz gözle görünmeyen ve çoğu zaman ayaklar altında ezilen bu canlılara böyle bir düzeni böyle bir taksimi kim ilham ediyor..

Resme baktıkça böyle bir çalışma ancak çok tecrübeli bir mühendis tarafından tasarlanabileceğini düşünmeden edemiyorum..tek bir beyin tarafından..bir karınca böyle bir beyne böyle bir birikime böyle bir zekaya sahip olabilir mi?




Karıncalar, cisim itibariyle küçük ve basit gibi görünmelerine rağmen, içlerindeki hayat onlara öyle bir kıymet ve genişlik vermektedir ki, hayatı olmayan dağları ve galaksileri sanat itibari ile geride bırakıp "süper organizmalar" tabirini hak etmektedirler.

Aşağıda eklenen şemada yuvanın iç kısmı ve bunların işlevi hakkında madde madde bilgiler yer almaktadır...





1. Hava savunma sistemi

Karıncaların en büyük düşmanlarından biri kuşlar. Bir kuş yuvaya yaklaştığı zaman, savaşçıların bir kısmı yuvanın ağzında karınlarını hemen havaya doğru çeviriyorlar ve kuşlara doğru bir asit maddesi püskürtüyorlar.


2. Solaryum


Güneye bakan bu odada ana kraliçenin yumurtaları olgunlaşıyor. Odanın sıcaklığı genellikle 38 derecede sabit kalıyor.


3. Ana giriş ve yan girişler

Bu girişleri "kapıcı" karıncalar koruyor. Tehlike anında düz kafa-larıyla kapıların girişini kapatıyorlar. Koloninin diğer sakinleri kapıdan girmek istediklerinde, kapıcı karıncaların kafasına antenleriyle özel bir ritimle vuruyorlar ve kapıcı karınca da girişi açıyor. Bu ritmi unuttukları takdirde koruyucu karıncalar tarafından oracıkta öldürülüyorlar,


4. Hazır odalar

Karıncalar, yuva inşa ettikleri yerde eskiden kalma bir yuva bulurlarsa, bulunan eski yuvanın sağlam kalmış odalarına da el koyuyorlar. Böylece sitenin tamamlanmasında önemli ölçüde zaman kazanıyorlar.


5. Depo-mezarlık

Karıncalar, bu odalara, topladıkları tahıl tanelerinin tüketemedikleri kabuklarını ve ölen diğer karıncaların cesetlerini koyuyorlar.


6. Muhafız birliği odası

Buradaki asker karıncalar 24 saat alarm halindeler. En küçük bir tehlike durumunda hemen harekete geçiyorlar. Formlarını korumak için zaman zaman aralarında turnuvalar düzenliyorlar.


7. Dış yalıtım

Çalı-çırpı ve küçük dal parçacıklarından oluşan bu yalıtım, yuvayı sıcaktan, soğuktan ve yağmurdan koruyor. Yalıtım tabakasının azalıp azalmadığı işçi karıncalar tarafından sürekli denetleniyor.


8. Emzirme odası

Emzirici karıncalar karınlarından şekerli bir sıvı salgılıyorlar. Yetiştirici karıncalar ise antenleriyle onların karınlarını delerek bu sıvıdan yararlanıyorlar.


9. Et ambarı

Böcekler, sinekler, çekirgeler ve düşman karıncalar öldürüldükten sonra ambarda saklanıyorlar.


10. Tahıl ambarı

Büyük parça tahıl taneleri "değirmenci" karıncalar tarafından öğütülüp küçük tabletler haline getiriliyor. Daha sonra kış aylarında bunlardan ekmek olarak yararlanılıyor.


11. Kurtçuk ve nimfalar için kreş

"Hemşire" karıncalar yavru karıncaları hastalıklardan korumak için antibiyotik özellikler taşıyan tükürükleriyle yalıyorlar.


12. Kış odası

Kasım ayının başında kış uykusuna yatıp mayısta yeniden uyanan karıncalar, uzun kış mevsimini bu odada geçiriyorlar. Uyandıklarında da ilk iş olarak bu odayı temizliyorlar.


13. Merkezi ısıtma bölümü

Yaprak parçacıkları ve çalı-çırpıların burada birbirleriyle harmanlanması belli bir ısı sağlıyor. Bu ısı tüm yuvaya 20 ile 30 derece arasında değişen bir sıcaklık veriyor.


14. Kuluçka odası

Ana kraliçenin yumurtaları, yumurtlama sırasına göre bu kuluçka odasında istif ediliyor. Daha sonra buradan alınıp zamanı geldiğinde solaryuma taşınıyor.


15. Kraliyet odası

Ana kraliçe bu odada yumurtluyor. Bu odada sürekli kendisini besleyen ve odanın temizliğini yapan yardımcılar bulunuyor.

(Focus, Ekim-1996)


Bir karınca şehrinin yavaş yavaş gün yüzüne çıkışını izlemek için tıkla:Giant Ant Hill Excavated

Biraz daha bilgi:

Karıncaların ilham kaynağı olan davranışları şunlardır:

Koloni hâlinde yaşayan karıncalar, yiyecek bulmak için, ilk olarak öncü karıncaları çevreye tek başlarına gönderirler. Öncüler, etrafı araştırarak uygun yiyecek kaynağını bulmaya çalışır.
Öncülerden biri yiyecek bulduğu takdirde, koloniye geri dönerken, feromon isimli molekülleri etrafa yayar, böylelikle arkasında hususi koku izi bırakır. Aynı yiyecek kaynağını keşfeden başka bir öncü karınca, daha kestirme bir yol bulmuş da olabilir. Yiyecek kaynağını başarıyla bulan öncü karınca geri dönerken, en kısa yoldan dönmemiş de olabilir.

Hattâ 3-4 öncü karıncanın her biri, farklı bir kestirme yol da bulabilir. Peki, kolonidekiler, hangi öncünün kestirme yolunu izleyecektir? Bu durumda kolonideki diğer karıncalar, karmaşık ve uzun yollarla yiyeceğin kaynağına gitme durumuyla karşı karşıya kalabilir. Ama kestirme yollardaki kimyevî koku izleri, düzenli olarak yenilenir ve bu sayede de karıncalar daha belirgin izi olan, yani daha çok tercih edilen yolu kolayca anlar.

Az tercih edileni değil, çok tercih edileni, yani güçlü feromen kokusu aldıkları yolu tercih ederek, uzun yollardan yiyecek kaynağına gitmek mecburiyetinde kalmazlar.
Karıncaların kullandığı bu çözüm plânının benzeri, zaman alan karmaşık bilgisayar problemlerinin çözülmesinde de kullanılmaktadır.2 Bu çok tercih edilen ve güncellenen feromen izi sayesinde diğer karıncalar da, zaman ve enerjilerini israf etmeden, doğrudan yiyecek kaynağına yönelir.

Mühendisler, bilgisayar ortamında oluşturdukları sa­nal karıncaların davranış ağlarına bakarak, bazı problemleri daha kolay çözebilmektedir. Haberleşme ağlarında kullanılan yönlendirici sinyallerin en kısa rotadan gönderilmesi, trafik sıkışıklığının önlenmesi, bunlara çarpıcı misâllerdir.

Sızıntı dergisi




SubhanAllah...


Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez :)

8 yorum:

  1. Sübhânallah, hep derim özellikle bilim adamlarının en önce Müslüman olması gerekir. Bunlara Şahit olup da O'nu inkar etmek nasıl bir Körlük

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece bir kaçının müslüman olduğunu biliyorum bunlardan biri Custo'ydu yanlış hatırlamıyorsam..seninle aynı fikirdeyim belki fark ediyorlar ama nefs yine de engel oluyordur..

      Sil
  2. Çok ilginç bilgiler. Aslinda bizlerin onlardan ögrenecegi çok sey var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilimve teknoloji hep doğadan ve haliyle Allahın yarattıklarından yol alarak gelişiyor..örneğin kuşların göç zamanında kullandıkları bir çok özelliğini araştırarak navigasyon sistemini geliştirdi insanoğlu..

      Sil
  3. Termit yuvaları da böyle. Onlar da toprağın üzerinde, yukarıya doğru yükseltiyorlar yuvalarını. Hepsi ibretlik. Termitlerin üstelik gözlerinin görmediği de söyleniyor. Bütün bunların akılla mantıkla izahı yok. Kendilerine verilen emirle yapıyor tüm canlılar ne yapıyorsa. Bir tek biz insanlar baş kaldırıyoruz Yaratanımıza.

    Arılar olsun, karıncalar olsun hep başlarındaki bir emire itaat ederler. Bu düzen ancak böyle kontrol ediliyor. Asıl ibret alınması gereken konu bu sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sevgili Yolcu termitler de aynı şekilde bir sistem üzere yol alıyorlarmış..arılar da ne muhteşem canlılar..biri eksik olsa zinciri tehlikeye düşer doğanın Rabbim muhafaza etsin SubhanAllah insanın ne ömrü ne aklı yeter anlamaya güzelliklerini..

      Sil
  4. Hikmetinden sual olmaz Rabbim, neler neler yaratmış. Nasıl ince bir zeka ve işçiliktir. Kaynar sıvıyı yuva içine dökerken içeride karında var mıdır acaba diye çok kaygılandım. Neticede insan oğlu doğaya zararı en çok dokunan varlık. İyi bakılırsa ders alınacak çok şey var. Teşekkür ederim bu postun için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Hale o soru benim de akımdan geçti yazııık acaba karıncalar var mıydı diye içlendim..

      Sil