30 Kasım 2015

Gece Yazıları:Geçmişte(Follon)

Resim sevgili Heybemde Fotoğraf Blog Sahibesi Ebrar Yıldırım Hanimefendiye Aittir..


İnsan olmak gibi bir şarkı bu.
Sözlerini içeren videoyu görmemiştim henüz..
Ama etkilenmiştim sözlerinden,ses tonundan.
Kendinden bir şeyler bulmak gibi,bulduğunu asla asla bırakmamak gibi.
O benim veya o benimdi veya o benimdir der gibi.
Seni sahiplenir gibi.
Sen onu sahiplenmeyi arzular gibi.
Nefes alıp verememek veya son nefesini bir ömür içinde tutmayı istemek gibi.
Hayat gibi
Akışı gibi
Sana bakışı gibi
İlk kez hayatınagiren
Sonsuzadek gidenin ardından bakmak gibi.
Gönül yarası gibi
Hep yerinde sayan biri gibi veya kaçışı bitmeyen bir yürek gibi.
Kısrak bir tay gibi
İnce bir yağmur gibi.
Doğmak gibi
Ölmek gibi..
Nesin hayat..
Ucuz bir kadın mı yoksa kıymetli bir gerdanlık mı..
Şeffaf bir düş yoksa derin bir uyku mu?
Derinlik uzaklık veya nefes kesecek kadar bir yakınlık mı....diye yazmış ve taslak olarak kaydettim bu yazıyı..

Dinleyin..





Bu gün sözlerini de içeren videosunu gördüm,sözleri zamanı anlatıyor,cümleler bir şeylerin çalındığını anlatıyor ..çaldırmak isteyen insanları anlatıyor,sergilenmek isteğimizi anlatıyor,özgürlüğümüzü sere serpe gözler önüne sunma arzumuzu anlatıyor.
Böylesine basit bir melodi ve kuvvetli cümleler eşliğinde.
Biliyor musun..
Bizden bizi çaldılar..çaldırdık kendimizi.Uyan.
Biz açtık kapılarını kalbimizin.
Kimse çalmadı oysa kapıyı..biz açtık.

Gelin,girin bizi görün dedik,kıymetsiz bir şey varmışcasına içinde kalbimizin.
Özgürlüğümüzü biz teslim ettik sisteme.

Sistem..
Ne ki sistem..fark ettik mi..edemedik..ama benimsedik ve can attık sistemin bir parçası olmak için.
Yarış atı gibi koşturduk çocukları bir diploma bir kağıt parçası peşinde.Arabamız yeni olsun,yaması olmasın çorabımızın,penceremizden rüzgar girmesin istedik..her şeyi dışaırda bırakıp sterilize bir ortama soktuk kendimizi.
Hayatsız ve anlamsız..
Evdeki hatıra ve anı,yaşanmışlık dolu kahverengi eşyalarımızı buz gibi soğuk beyaz eşyalar,tahta odun bile olmayan sıkıştırılmış mdf suntalar ile değiştirdik..

Desenli çiçekli perdeleri eski zaman perdesi dedik indirdik camlarımızdan..oysa kendimizi indirdik edep,öz,kişilik ve varlığımız tahtından..

Şimdi ehrkes aynı..her şey nerdeyse aynı..
Aynı evler aynı düzenler aynı giysiler aynı saçlar aynı yüzler aynı gözler..
Düşünmez mi insan..herkes aynı ise,bunları ilham eden ve sürükleyen kaynak da aynı olmaz mı bu durumda?

Zamanı yok ettik..zamansızlık içinde çırpınıyoruz şimdi..
Bir zamanlar zaman olduğu için insandık,insansızlık içinde bunalıyoruz şimdi..


Dinledikçe benimsiyorum,dinledikçe etkisi altında aklıyorum.
İster gündüz ister gece.
Mesela bu vakitte..Kasım gecesi pencerem açık,kahvem yanımda..



Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez.Blogumu oku,sana da iyi gelecek:)

6 yorum:

  1. Çok güzel, ellerinize sağlık, fotoğrafı çeken arkadaşımızın da ellerine sağlık, içe işleyenlerden olmuş...

    YanıtlaSil
  2. Dinledim...ne derin, ne anlamlı...içime işledi...
    Haklısın...çok haklısın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok etkileyici bi sesi var..nasıl etkilenmez insan..

      Sil
  3. Ne büyük tevafuk.. Bu hafta sürekli bu şarkıyı dinledim.. Hatta dün yazdığım konuya ekleyecektim sonra vaz geçtm :)

    YanıtlaSil