6 Ekim 2015

Ceylan


Bu gün çok yoruldum,diyerek omuzlarımdan çıkartıp mutfak önlüğümü sandalyenin üzerine attım...göğsümü kabartarak tezgaha baktım..yıkamış olduğum bulaşık miktarı oldukça fazlaydı..genelde yıkanan bulaşığın iki katıydı hatta..
Tepsisi tavası tenceresi derken bulaşık makinesinin deterjanı da bitmişken hepsini elde yıkamak kaçınılmaz oldu ama çok şükür ki nihayete erince rahatladı içim..
Sabah kaçta uyandığımı hatırlamıyorum,oldukça erkendi..hala karanlıktı dışarısı..

Gün aydınlanınca ve güneşli bir gün olacağını görünce siyah -beyaz olarak iki makine çamaşır yıkadım..sonra evi kopmle dışarıya boşaltarak tavan köşeleri dahil derin bir süpürme faslı ummalı bir toz alma merasimi ve itinali bir pas pas ile öğle ezanını karşıladım..ardından yemek ardından sofra kurmak..sonra yine bulaşık..çocuklarımın istekleri..derse yardım oyuna yardım alt katımızda bulunan teyzeme kulak kabartarak her seslenişinden merdiveni inip çıkmalarımlaakşam oldu..
Bir kahve daha içilir diyerek balkonda oturdum uzun uzun..kanım çekilmiş ellerimin parmaklarımın arasında yorgunluk vardı..

Akşamdan sonra zil çaldı..misafirlerim gelmişti..her ne kadar koltuğa aşık mecnun Leyla'yi seyr eyler gibi uzaktan baksam da uzanıp dinlenmek artık olabildiğince imkansızdı..
Hazırda hiç bir şeyim de yoktu..
Koları sıvadım,açma yapmaya karar verdim..1 saatte kabaracaktı hamuru 30 dakika da pişme süresi bu arada çay da demlenecekti ama hamurdan hemen sonra kahve ikram ettim..mutfağa her girişimde tezgahın üzerine dayanarak ''Neden bu gün'' sorusunu sordum durdum kendi kendime..gözlerim hala koltukta..boş olmayan koltukta..

Misafirlerimin yanına gittim sohbet edildi gelişmelerden bahsedildi hamur kabardı Sevgi yine mutfağa girdi..
Açmaları şekillendirdim tepsiye dizdim yumurta sarısını sürerek fırına verdim..bir yandan kaynayan çay suyuna çayı ekledim sıcak su ile tozunu almak için yıkadım demlenmeye bıraktım..

Tekrar misafirlerimin yanına giderek olabildiğince nazik,medeni sakin davranmaya çalışarak sohbete devam ettim..yorgunluktan bedenim titriyordu..mutfağa gitmek için ayağa her kalkışımda aniden kararıyordu gözlerim..

Açmalar pişmiş servis edilmiş çaylar 2-3 kez tazelenmiş meyve faslına geçilmiş saat 23:00'u bulmuştu..
El ayak çekilince çocukları anca yataklarına yerleştirerek uyku moduna sokabildim..dizlerim titriyordu..

Işıkları söndürerek yatağıma uzandım..
Sırtım ağrıyordu..genelde yattığım pozisyona geçip yatamıyordum..sırt üstü bacaklarımı uzatıp ellerimi karnımın üzerine koyarak odanın sessizlik ve karanlığından geçen günü düşündüm baştan sonra..

..yorgunluktan dolayı gözlerim kapanmış uyumuşum..

Köydeki evimizde kocaman duvar süsleri vardı..genelde güzel manzaralardı bunlar,bilmiyorum adı neydi onların..hiç sormadım da..
Bir pınarın başında su içen iki ceylan vardı manzarada,yemyeşil ağaçlar vardı etrafta..ceylanların gözleri simsiyahtı..

Karşı duvarda ise küçük bir levha vardı..üzerinde sadece bir söz yazılıydı..birden ceylanlı duvar süsü duvardan aşağıya indi,düştü..
Odadaki bütün eşyalar gitti..pencerenin iki kanadı açıldı rüzgar esti soba tütmeye başladı..o kadar çok tüttü ki oda duman içinde kaldı..hiç bir şey göremiyordum hiç bir yeri belirleyemiyordum..kimseler de kalmamıştı odada..

Bütün bu karmaşanın ve duyduğum heyecan ve korku içinde karşı duvarda duran levhadaki yazı odadaki rüzgardan dolayı sallanmaya başladı ..sallandıkça yere indi tozlar dumanlar daha da çok artarak ayaklarımın üzerine düştü..

Daha sonra ne oldu bilmiyorum neler yaşandı hatırlamıyorum..hatırladığım tek şey levhadaki yazı..

Bu gün Allah için ne yaptın?

İrkilerek yataktan kalktım..rüyaymış,hayır hayır kabusmuş meğer..çok şükür..
Hatırlamaya çalıştım..ceylanları,aniden açılan pencere kanatlarını dumanı ..hiç biri korkutmadı aslında..

Ayaklarımın üzerine düşen levhadaki yazı dışında..

Yorucu bir günün sonunda,eve hizmet çocuklara hizmet misafire hizmet edeyim herşeye yetişeyim derken..

En önemlisini unuttum...

Sahi ben gün Allah için ne yaptın?..  
Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez.Blogumu oku,sana da iyi gelecek:)

1 yorum:

  1. Ne güzel vurgulamışsın günlük telaşe içinde asil görevlerimizi nasıl unuttuğumuzu.

    YanıtlaSil