18 Ağustos 2015

İşin Sırrı İpin Sırrı


O lazım bu lazım derken ve yeni bir ev içinde eşyası yok eksiği çok derken son zamanlarda yapılan alış verişler aldı başını gidiyor..
Kalabalık bir aileyiz,çocuklar var,yılın yazı var kışı var,çocuklar büyüyor ihtiyaçları sürekli değişiyor..hobilerimiz var isteklerimiz var ..seçenekleri seviyoruz aynılığa tahammül edemiyoruz derken listeler aldı başını gidiyordu ve iyice kendimi şeytanın uzattığı aldatmaca ipine sarılmaya ramak kalmışken durdurmak için uyarmaktan çok kelimenin tam anlamıyla fırçaladım )deyim yerindeyse)bir zamanlar okuduğum şahane bir hikaye aklımda tekrar tüm detayları ile canlanıverdi..

Hikayeyi yazımın sonunda paylaşacağım..
Aldatmacalar çeşit çeşittir biraz bununla ilgili satırlar eklemeliyim evvela..
Aldatmacalar masum olabilir saf görünebilir..tehlikeli olanları ise 'ihtiyaç gibi'görünenlerdir kanımca..

Bir dosta ihtiyacım var dersin ve gerçekten de sen kendine yetersin ama dost dost diye dilini söyletir fikrini buna alıştırırsan Allahtan dilemediğin ve hayırlısını istemediğin için isteğine şeytan karşılık verir çıkarır karşına dost yüzlü bir aldatmaca.

Sen de sanırsın ki o dosttur..o beklediğin dosttur,sarılırsın kalbin ile kucaklar açarsın yollar aşarsın dost için..

Elbet Allahtan dilenmeyen hiç bir nimet kalıcı değildir.Bunu iki kez düşün..
Kalıcı olmadığını acı ile anlar insan..O dost gidince o araba kaza yapınca o çok istenilen gelin veya damat evladına zulmedince vs..

Allahı katalım Allahtan dileyelim..olacağı varsa bizimdir olan olacağı yoksa bizimle olsa bile bizim olamayacağındandır diyelim..

Bu satırlarım bir çok örnek olay içerebilirdi..size demini sundum..siz örnekleri kendiniz bulun,düşünün,kıyaslayın ve tartın isteklerinizi..tartalım isteklerimizi ve belki böylece görürüz aldatmacaları..Şeytanın ve nefsimizin..


İPİN SIRRI  (hikaye)

Kasabanın birinde zengin bir tüccar yaşarmış.Öleceği vakit vasiyetinde: Ben mezara konulduğum gün kim gelir benimle bir gece mezarda kalırsa ona servetimin yarısını bırakacağım demiş.
Çoluğu,çocuğu,akrabaları servetin yarısı bırakılmasına rağmen bunu yerine getiremeyeceklerini
düşünüyorlarmış.Kısa bir müddet sonra adam ölmüş.Adamın vasiyeti kasabada zaten meşhurmuş.
Bunu duyanlardan biri de,kasabanın en ücra köşesinde yaşayan hamalmış. 
Adamın öldüğü haberini duyunca yakınlarına,kendisinin bir gece mezarda kalabileceğini
söylemiş.Bunun üzerine cenaze merasiminden sonra,hamalı da adamla birlikte kabre koymuşlar.
Hamal:”Zaten bir tane ipim,bir tanede küfem var,kaybedecek bir şeyim yok. İyi ettim de bu adamla
buraya girdim,çıktığımda kasabanın hatırı sayılır insanlarından biri olacağım.” diye düşünüyorken
bir gürültü kopmuş ve dünyada daha önce hiç karşılaşmadığı yüzlere orada rastlamış.

Gelen melekler aralarında konuşuyorlarmış:“Bu ölü olan zaten elimizde,onu istediğimiz vakit
hesaba çekebiliriz. İlk önce şu canlı olandan başlayalım.”
Adam tirtir titriyorken başlamış melekler ard arda sorular sormaya: “Söyle bakalım ey falan
oğlu filan, küfenin ipini nereden buldun, satın aldıysan ne kadara aldın? Kimden aldın?Aldığın kişiyi dolandırdın mı?
Gerçek değerinde mi verdin ücretini?”Adamın dili dolanıyor,sorulan sorulara cevaplar bulmaya çalışıyor ancak o cevap verdikçe ip ile ilgili bir başka soru ile karşılaşıyormuş.Gün ağarırken zengin adamın akrabaları gelmiş ve adamı mezardan çıkarmışlar
Konuşup anlaştıkları parayı adama uzatmışlar.Ve sormuşlar:Ee,artık kasabanın sayılı zenginlerindensin.
Anlat bakalım bir gece mezarda kalmak nasıl bir duygu?Hamal şöyle cevap vermiş:”İstemiyorum!bütün mal mülk sizin olsun!
Ben bir ipin hesabını sabaha kadar veremedim,o kadar malın hesabını kıyamete kadar veremem herhalde…..”demiş ve parayı almadan,kaçarcasına oradan uzaklaşmış…



Hikaye bundan ibaret..
Şimdi sorgulayabilir insan ..istediklerim gerçekten ihtiyacım olan şeyler midir,hayatımdakiler gerçekten hayırlı şeyler midir..
Eşyaların hesabı verileceğine dair sağlam bir örnektir bu hikaye ancak düşünmeden edemiyorum..

Hayatımıza girmesini istediğimiz veya hayatımıza düşünmeden aldığımız insanların ve yaşattıklarının hesabını da verirsek acaba cevaplarımız hangi yönde olur?

Paskalya çöreğini paylaşacaktım oysa nicedir..geldim bambaşka bir yayın ile karşınıza çıktım..faydalıdır diye eklemeden de gitmek istemedim..
Bu yazılanlardan sonra paskalya ne ki diyebiliyor insan..

Demiyor mu?

Değmesin Yağlı Boya
Değmesin Yağlı Boya

Değmesin Yağlı Boya bir hayat blogudur yani hayatta ne varsa burda da vardır.Konular özenle seçilir güvenle okuyucularıma sunulur çoğunlukla da hepimize iyi gelir,yayınlar özgün ve orjnaldir kopya yapılmaz yapılmasına rıza gösterilmez.Blogumu oku,sana da iyi gelecek:)

13 yorum:

  1. Allah yardım etsin hepimize...
    Çok güzel bir paylaşım oldu. Hakkıyla idrak edip faydalanmak nasip olsun inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin allah razı olsun güzel yorum ve ziyaretiniz için teşekkür ederim.

      Sil
  2. Allah razı olsun canım içinde çok dersler olan çok faydalı, çok güzel bir yayın olmuş emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin ecmain Saadet hanim inşallah faydalanan okur daha da çok yazan faydalansin dilerim mesuluz bir çok şeyden Rabbim gafletimizi bağışlasın selamlar.

      Sil
  3. Çoook önceden bu hikayeyi kısmen duymuştum. Paylaşımın için teşekkür ederim. Sayende tamamını öğrenmiş oldum. Allah senden razı olsun canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendimi o hamam yerine koymadan edemiyorum ilk duyduğumdan bu yana..etkileyici oldukça üstelik amin canım cumlemizden inşallah sevgiler.

      Sil
  4. Ben de tam ev döseme arefesindeyiz. Eskı evden taşıyacak bırsey bulamadım Hersey artık mıadını doldurmuş o kadar uzun yol taşımaya değmeyecekler. Alısverısı sevmem ama eve bırseyler almak gerek ısraf etmemeyı akıldan çıkarmamalı. Allah'ın ipine sarılıp hayatımızdakı Beşeri iplerin Hesabını verebılecek halde olmak gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen bizim de öyle oldu eski evden taşıyacak bu eve uygun hiç bişey yoktu hepsi orada kaldı mecburen Almanya'da eşya almak kolaydır bilirsin zor olan onları eve getirmek ve el işçiliği Allah yardimci olsun burada yalnız değilsin ne zaman ihtiyacın olursa bana yaz veya arayadabilirsin..

      Sil
  5. Bu hikayeyi çok evvel okumuştum ablacım, insanın tüyleri ürperiyor düşününce... Biz Müslümanların en büyük zaaflarından biri bu israf meselesi... Rabbim nefsimizle mücadelemizde bize iman kuvveti versin inşallah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsraf etmek ve zaman zaman hayırlısı demeden kendi irademize güvenerek hareket etmek nerdeyse hayatımızın bir parçası oldu..güzel dana amin diyorum Allah razı olsun.

      Sil
  6. eşyalarda da insanlarda da arada temizlik yapmalı de miiii :)

    YanıtlaSil
  7. İbretlik bir hikaye düşündürücü bir paylaşım umarım okuyan her insanı idrak etmeye davet eder teşekkürler güzel düşünceleriniz için :)

    YanıtlaSil