24 Eylül 2016

Ormandaki Okuma Odası - Her Kitapseverin Hayali



Meşe ağaçlarından yapılmış yine meşe ağaçlarla çevrili bir ev veya oda hayal edin..Odanın içinde odun sobası,yatak,rahat bir koltuk.Odanın duvarlarındaki bölmelerde çeşit çeşit kitaplar karşınızda büyük cam bir kapı ve dışarıda kar!




Nasıl muhteşem bir odadır bu!
Amerikalı bir firma olan Studio Padron tarafından düşünülmüş kitapseverler için çok özel ama çok da güzel bir kiralık oda..




Bu güzel oda her ne kadar aklım almıyorsa da New York'un bir ormanında konumlandırılmış..buraya gelen misafir zevkle kitap okuyabileceği gibi sessiz ve sakin bir ortamın da tadını çıkarır,odun yakan sobaya ne demeli...




Fikir süper,firma sahiplerinin misafirlerden rica ettiği süper bir şey daha var yalnız;Firma bu odayı ziyaret edip burada kitap okuyan vakit geçiren her misafirin odada bulunan kitapların içine gizli bir mesaj bırakması istemiş...gelecek olanlara güzel bir süpriz olur bu!

Dağ evi gibi,köy evi gibi,sığınma köşesi,gizli oda,kaçış yeri,huzur yuvası gibi varın siz seçin..


tamamını gör
PAYLAŞ:

22 Eylül 2016

Siyah Zeytin Güzellemesi


Domates ile peynirin en iyi arkadaşı,demli çayın yanına en çok yakışan meze,faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz yıllarca araştırma yaptıkça tamamlayamayacağımız benzersiz bir nimettir ayrıca fıstık ezmeli ballı ekmekle de nefis yakışır :) fıstık ezmesinde fıstık parçacıkları olmalı yalnız..siyah kurutulmuş zeytinin ister tek başına ister başka yiyeceklerle tüketimi kahvaltılarımızın olmazsa olmazıdır..

Biraz daha bilgi ekleyelim...

Kalori ve biyolojik değeri oldukça yüksektir bunların yanısıra ve belki de en başta bahsedilmesi daha uygun olup metni baştan silip zaman bakımından yazma lüksüne sahip olmadığım için aklıma gelmişken eklemek istediğim şudur ki zeytin Kur'an'i Kerim'de de zikredilen bir nimettir..

Kas gelişimi ve özellikle çocukların dişlerine çok iyi geldiğini yeni öğrendim..yaşlandıkça ortaya çıkan sıkça duyduğumuz kararakt yani perde inmesini önleme özelliği de vardır,siyah zeytin demir açısından da çok zengindir...muhteşem!..

Bu güzel nimeti nasıl tüketeceğiniz size kalmış,kurutulmuş siyah zeytin sadeliği ile de güzel şahsen severim ama içine bir şeyler katıp daha da güzel olduğu için aşağıda tarif ettiğim şekilde de yemeyi severim..

PUL BİBER

LİMON SUYU

ZEYTİN YAĞI

Kasemin içine bu üç malzemeyi zeytinlerin üzerine katarak sofraya alıyorum,elbette birden tüketilmesi güç bu yüzden bu kasecik durdukça tam bir lezzet şölenine dönüşüyor yavaş yavaş..günler geçtikçe pul biberinin lezzeti limon suyunun asiti ve keskinliği ile bütünleşip zeytinyağının yardımı ile siyah zeytinlere ince ve lezzetli bir sosa dönüşüyor..bu kıvama ulaşınca demli çaya çok çok ama çok yakışıyor...bir de ev ekmeğiniz varsa hele bir de o ekmek sıcak ise...baş döndürücü.!



DİKKATLİCE OKUNACAK SATIRLAR


Siyah zeytin alırken dikkat etmemiz gereken bazı hususları da eklemekte fayda var.Açık olarak satılan zeytinleri almaktan mecbur kalmadıkça satın almayın veya güvendiğiniz satıcıdan alın arkadaşlar son araştırmalara göre zeytinlere renginin daha canlı olması için zehirli tekstil boyası,kararması için zeytin havuzlarına demir parçaları atıldığı tespit edilmiştir bu da insanda Alzheimer hastalığına yol açıyor.

Özellikle pazarlarda satılan uzun süre bozulmaması için tenekelere antibiyotik dahi kattıklarını duyuyoruz,aman dikkat.
Lütfen kaliteli ve ambalajlı ürünler tüketmeye özen gösterin,fiyatı birazcık daha yüksek olsun ama beraberinde sağlığımız da sevdiklerimizin sağlığı da tehditlerle karşı karşıya kalmasın,tükettiğimiz nimetler temiz olsun..


Kalamata/Kalamon Zeytini - Resim Kaynak:GREECE IS

Keşke Kalamata zeytinim olsaydı da onun resimlerini çekip koysaydım ama resim çekemeden tüketildi ne mutlu bize :) yine de internetten yukarıdaki resmi görmeniz için bulup ekledim..Kalamata zeytini de şahane bir zeytindir mutlaka denemenizi tavsiye ederim benim şahsen en sevdiğim zeytin türüdür.

Bu saattte böyle şeyler yazılır mı yazmanın tam zamanı mıdır bilmiyorum ama bakın işte,küçücük siyah bir zeytin insana ne tür duygular yaşatıyor..kahvaltı etmeyene kahvaltı yaptırır gözü almayana çay demlendirir hatta en üşengeç olanına bile ekmek yaptırır!..


Afiyet zeytin olsun!



tamamını gör
PAYLAŞ:

21 Eylül 2016

Not Almanın Faydaları Nelerdir?



Eski evimin mutfak dolaplarından
birisini boyuna not panosu yapmıştım.
Öyle bir köşeye dönüştü ki zamanla baktıkça ''sanırım ben en çok evin bu köşesini seviyorum''dediğimi bilirim.

Dolabın üzerinde yok yok.
Oğlumun cep telefon numarası,Mevlana'dan sözler,Şems-in cevaben yazdıkları,Yemek Tarifi,Perde ölçüsü,yine unutmak istemediğim bir kaç güzel söz vs...dolmak üzereyken evden çıkıp buraya geldik yoksa bu dolabın sonu ne olurdu merak etmiyor değilim.

Parlak bir fikrin ne zaman geleceği belli olmaz,gecenin yarısında bile olsa not etmen gerekebilir,o parlak fikir gecenin üçünde gelip not edilmesi gerekebilir,yanında mutlaka kağıt kalem olmalı insanın diye düşünüyorum.

Not aldığım konular genelde hedef olarak belirlediğim şey ile ilgili olur,örneğin blogum ile ilgili yayınlar hakkında çok not tutarım,her yerde tutarım,her yere de yazabilirim yazamazsam unutacağımdan çok çok eminim çünkü..Aklınıza gelen bir fikir önemli görünüyorsa o anda,o anda mutlaka yazılmalı yazan bir kalem bulunmalı bir parça kağıt etrafta mutlaka olmalı...

Notlarımı gözden geçirip okuyunca aklımda gün içinde çok çok daha fazla şey dolaştığını çok daha fazla kayda değer şeylerin olduğunu görüp bu kadar az not aldığıma veya kısa yazdığıma pişman dahi oluyorum.

Not Almamın Faydaları Nelerdir?


Bir zamanlar veya bir süre önce hatta bir gün öncesinde dahi almış olduğum bir not o anki ilgi alanımı,düşünme şeklimi,merak ettiklerimi ve tabii ki yapmak istediklerimi gösteriyor.

Kendime bir önbellek hazırlamak gibi bişey veya bir şeyleri gerçeğe dönüştürmek için zemin hazırlamada faydası oluyor.

Çocukların doktor randevuları,aşı günleri gibi bir çok şeyi not edince stresimin azaldığını hissediyorum,bak bunu bana hatırlat deyip kendini rahat hissetmek gibi bir şey bu.Danışabildiğim notlarım olunca düzenim da daha iyi bir şekilde ilerliyor.

Pişmanlık duymama da sebep olmuyor değil,yazdıklarım yapmadıklarımı hatırlatır bazen,yapamadıklarımı da tabii ki.
Gün içinde bir çok şeyin yapılabileceğini not ettiğim zaman notlara göz atıp içinden birini seçip hayata geçirdiğim zaman ciddi anlamda kendimi mutlu hissediyorum.

Söyleme Yap.


Yazıyorum yazıyorum ama ne kadarını yapabiliyorum ki demiyorum artık.
Aklımın karışık olduğu bir anda veya ne istediğimi bilmediğim bir anda notlara danışıp bir karar almak notlar sayesinde daha kolay oluyor,beynimdeki kalabalık birden boşalıyor net ve hedef olan bir eyleme doğru yol alabiliyor en azından ilk adımını atmış oluyorum.


Not almak güzeldir önemlidir bazen gülümseten bazen de düşündüren bir eylemdir,aldığınız notlar hakkında ne düşünüyorsunuz,notlar ile ilgili düşünceleriniz veya istifade ettiğiniz şeyler nelerdir?..ha bu arada kimin sözüdür var mı bilen.?

Söz uçar yazı kalır,demiş hani..ne doğru demiş diyen ne güzel söylemiş...eminim o da not tutmayı seven biriydi :)




tamamını gör
PAYLAŞ:

20 Eylül 2016

Evrak Çantası


Sabahın erken saatlerinde kızımı okula götürürken yolda rastladığım biri var.
Altmışlı yaşlarda ince bir gövdeye sahip uzun boylu saçları belli ki genç iken sarıydı şimdilerde ise kırlar çoğalmış  böylece iki renkten farkli bir saç rengi çıkmış ortaya.

Üzerinde epey kullanıldığı her halinden belli olan takım bir elbise var.Kahverengi.

Ceketin cepleri deforme olmuş ellerinin bir çok kez buraya girip çıktığını gösteriyordu.Ceketin içindeki astar da yıllarca kullanılmaktan nasibini alıp eek boyundan hafifçe sarkıyordu.

Ellerinde yine kahve renginde yine epey kullanılmış bir evrak çantası var.

Her görüşümde dikkatimi çekip yanından geçerken yan gözle yanından geçtikten sonra dikiz aynasından bir kaç saniyeliğine bakıyordum.

Bu adam kimdi,böyle giyinip sık sık günün bu erken saatlerinde nereye gidiyordu,çünkü sürekli yollarda görüyordum her hangi bir işi olsa düzensiz saatlerde dışarıda olması biraz ters düşüyordu.

Öğrendim kim olduğunu,havaalanına gidenler ve orada çalışanlar söyledi...metal ve pet şişeleri toplayan adamlardan biriymiş meğerse..geri dönüşüme verdiği Pet şişe ve metal kutular ile geçimini sağlıyor her gün bunlardan toplamak için havaalanına sık sık gidiyormuş..

Hikaye gibi ama hikaye değil...bizim gözümüzde hiç de hoş olmadığını düşündüğümüz bir işi yapıyor gibi gelebilir evet çöp topluyor olabilir ancak işini öyle ciddiye alıyor ki her gün işine takım elbise ve evrak çantası ile gidiyor,topladığı metal kutu pet şişelerden de bu çantaya sığdırabilecek kadarını alıyor ..

Kendisine yetecek kadar,ne daha az ne daha fazlasını.



tamamını gör
PAYLAŞ:

18 Eylül 2016

Alberobello Köyünü Gördünüz Mü - İlginç Hikayesi Olan Otantik Köy



Henüz bilmediğimiz ne güzel yerler var dünya üzerinde..ailece gidip görülebilecek rahat huzurlu bir yerleri de var bu dünyanın,bazıları da oldukça yakınımızda...


Alberobello köyü örneğin..
İtalya'da bulunan bu şirin köyün hikayesi de çok güzel köyün kendisi de.



Dönemin vergi derdinden bıkmış olan halka  Dükleri evlerini koni şeklinde,taşların üst üste dizilerek kolay yıkılabilir malzemelerden inşa etmeleri tavsiye edilir.. halk evlerini bir gün kolayca yıkılabilir şekilde inşa ederek yaşamlarını sürdürüyor..ilk başlarda 40 kadar yapı mevcut iken günümüzde 1500 kadar yapı yer almaktadır...kısaca girişte belirttiğim sebeplerden dolayı halkın evlerinin yıkımı kolay olması için böyle bir çareye başvurmuş.


Evlerin bu görünümü ve türü bina kavramına girmediği için yıkıma uygun da görünebilirdi yıkılmamaya da..asıl mesela ve mantık evlerin çatısız olması kısaca...çatısız olan yapıların vergilerden muaf tutulma ihtimalini taşırdı.


Trulli evleri diye adlandırılan bu evlerin ana malzemesi Güney İtalya bölgesinde bol miktarda bulunup yıkıldıkları halde tekrar inşa edilmesi için kullanılan kireç taşından inşa edilmektedir..görünümleri oldukça şirin ve dikkat çekicidir..





Taşlı daracık yollar,şirin dükkan vemağazalar hatta kiralık evler bile bulmak mümkün buralarda..Akdeniz'in güzel bir köşesi otantik bir köyüdür Alberobello...İsmini telafüz edin:Albero-Bello...kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?




1996’da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi bile girmiş olan bu şirin yer pek popüler olmadığı için pek bilinmiyor olabilir ancak yavaş yavaş burası da turist akımına uğramaya yolunda epey bir gelişme kaydettiği görülüyor..




Bu yazı ve içerik Değmesin Yağlı Boya tarafından hazırlanmıştır-İzinsiz,kısmen veya tamamen alınamaz.Ek bilgi içiniletişime geçmeniz rica olunur.

tamamını gör
PAYLAŞ: