/

Ev Yapımı Ispanaklı Gözlemem


Hayırlı sabahlar..herkese günaydın!
Dün girilecekti bu tarif bügüne kaldı..Olsun..kahvemi yudumlayıp mini kurabiyeciklerimden de arada kaçırarak tarifi vakit varken ve erken iken eklemek istiyorum amma...bundan evvel kısacık bir şey anlatmak istiyorum ..aklımda kaldı..

Adamın biri gece boyunca ibadet etmez,saatlerce tesbih çekmez,her ay bir hatim indirmezmis..bu denli ibadet eden biri değilmiş kısaca..
Çiftçi adam sonuçta,sabah tarlaya gider akşam hava kararmaya başlayınca evin yolunu tutarmış..evde yemeğini yer eşiyle hasbihal eder yatsı namazını kılar yatarmış.Hepsi bu.
İşin ilginç yanı bu adamın cennetlik oluşu..
Evet bu adam cennetlik imiş..Efendimizin (buyurduğu bir sözdür söylediğim(s.a.s)..
İnsan merak ediyor..nasıl oluyor da ibadeti namazdan ibaret yıllık oruçtan ibaret olan bir insan cennetlik olabiliyor..yeterli midir veya şöyle diyeyim;bu adama cenneti hangi ameli hangi ibadeti kazandırmıştı?

Efendimize(s.a.s) bu soruyu ashabı da sormuş..cevaben buyurmuş ki;Bu adamın kalbinde insanlar hakkında ve insanlar ile ilgili zerre kadar kötü duygu his veya düşünce bulunmamaktadır..
Kendisine cenneti kazandıran şey budur..

Çok etkilendim..aklımdan çıkmıyor dediğim gibi..Namaz vs gibi ibadetlerimizin yanında kalbimizi temiztutmanın ne denli kıymetli olduğunu hatta ibadet olduğunu bu tür kıssalar ile anlayabiliyor insan..

Tarife de geçecek olursam..


Ramazan ayında deneyip de tarif defterime ekleyeceğim bir tarif daha..Ispanaklı gözleme..


Bu tarif benim için çok özel oldu..sebebi ise şu ki;hayatında yufka açmamış bir insan olan ben bu tarif vesilesi ile daha ilk denememde tam tamına 5 adet yufka açmış oldum..Aman ne güzel ne güzel :) Maşallah dediniz dimi?
Gururla yufkalarımı açtım gözlemelerimi yaptım yedirdim..yemeyene baskı uyguladım..itirafım da şudur ki  belki de biraz terör estirdim(şaka)

ISPANAKLI GÖZLEME TARİFİ

MALZEMELER

Hamuru için:

1,5 su bardağı ılık su
1 yemek kaşığı kuru maya
4-5 su bardağı un (hamura yavaş yavaş eklenir.Gerekirse artırabilirsiniz)
tuz



İç için ;

yarım kilo ıspanak
1 adet kuru soğan
2 adet taze yeşil soğan
1 tatlı kaşığı salça
1 yemek kaşığı sıvı yağ
tuz ve baharatlar

YAPILIŞI:


Suyumuzun içinde mayamızı eritiyoruz..ardından yavaş yavaş unumuzdan ekliyoruz çok eklemeden tuzumuzu da katıyoruz un eklemeye devam ediyoruz..
Yumuşak bir hamur elde ediyoruz..unu tedbirli katmak gerek bu yüzden..Mayalamaya bırakıyoruz.
Hamurumuz mayalanırken iç harcını hazırlayabiliriz..
Kuru soğanı pembereşinceye kadar kavuruyoruz,ardından baharatları ekliyoruz..en son da taze soğanları ekleyelim..ıspanaklarımızı işte tam da bu aşamada ekleyebiliriz..çiğden ekledim nasılsa yufkanın içine girince pişeceğinden haşlayarak koymak istemedim..Yemekelrimizi çok fazla pişiriyoruz bazen farkında olmadan..


Hamurumuz mayalandı.Yumurta büyüklüğünde parçalar alıp elimizde hafifçe yuvarlayalım..un serpelim hamurumuzu önce merdane ile ardından oklava ile açalım(yufka açma araştırmasının meyveleridir bu bilgiler):))..açtıkça un ekleyelim..ben mutfağı kar beyaz ettim :))
Yufkalarımızın içine içimizden koyarak zarf gibi kapatıp gözlemelerimizi sığdıracak,dibi tutmayan bir tava içerisine yağ eklemeden çevirerek pişirelim..birazcık sabır gerektiriyor ama güzel oluyor sonucu..Gözlemelerde olduğu gibi pişirdikten sonra üzerine tereyağı sürüp de servis edebilirsiniz..tabii ki sıcak olarak..


Güzel nefis bir gözleme..sonuç şahane..

YARIN


Yapımından hemen sonra eser kalmayan bir tarif var!..paskalya çöreği..Yunanistanda doğup büyümüş biri olarak Yunan hanımlarının yaptıkları paskalya çöreklerini en orjinal halleriyle tükettim yıllarca :))
Şimdi kendim yapıyor yiyor ve yediriyorum..
Yarın tarifini buraya da ekleyeyim..siz de yapın siz de yedirin diye..

Şimdiden afiyet olsun (gözlemeler için)..gözünüz üzerimde ve özellikle çöreğimde olsun..

Yorum lütfen..;)
...

Şambali Tatlısı-İşte Budur Dedirten Tarif!


Bakma böyle masum duruşuna,ne lezzetlidir o bi bilsen..dondurma bile dayanamadı tadına yavaş yavaş yanında eridi gitti..;)

Bu hafta Değmesin Yağlı Boya'da hep tarif hep tarif hep tarif yayınları yer alacaktır!


Mübarek Ramazan ayının yoğun günlerinin ardından tam artık her şey yavaş yavaş eskisi gibi olmaya başladı diyecektim ki sözümü bitiremeden hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını anlayabiliyorum..eskiden iki çocukluydum şimdi üç,eskiden komşularımın çocukları hem yaş olarak daha küçük hem de çoğunlukla erkek idi..oysa şimdi tam tersi..sağım solum kız çocuğu,renkli kalemler,kağıtlar bebekler kalpler süsler elbiseler babetler tokalar çantalar naz,zırıltı ve boncuk boncuk akan sitemli gözyaşları ağlamalar anlaşamamazlıklar vs ile çevrili..


Kadınlar her yaşta zor olabiliyormuş arkadaş :))  onu da belirtmeden geçmeyeyim :)
Kızlarımın sayısı tehlikeli bir şekilde artıyor kısaca..Rabbim hepsine afiyet ve güzellik versin :)

Bu hafta yayına almak istediğim tüm yayınların türü yemek olacak girişte de belirttiğim gibi...Ramazan boyunca denediğim ve başarılı olarak nitelendirdiğim hatta tarif defterime yavaş yavaş yazılan tüm tariflerimi buraya da ekleyeceğim..

Geri sayım gibi bir şey olacak..evvela Bayram tatlısı ile başlayacağım...
Bir çok kez deneyip de istediğim sonucu alamadığım veya benim beceremediğim bir tatlı tarifim var bu gün..
Şambali tatlısı!
Hem de nasıl başarılı oldu anlatamam..tarifi isteyen bile oldu :)

Tarife geçme zamanı!!!!

MALZEMELER:

500 gr kalın irmik
500 gr yoğurt
2 su bardağı şeker
2 tatlı kaşığı karbonat(yemek sodası)
1 tatlı kaşığı damla sakızı (havamdan geçirilmiş)
1 su bardağı su
Süslemek için badem (alıp dakoymayı unutmayın benim gibi :)))


ŞERBETİ İÇİN:

1 kg şeker
3 büyük su bardağı su
1 adet limonun suyu ve kabukları


YAPILIŞI:
Tarif o kadar başarılı ki malzemeleri eksiksiz eklediğiniz takdirde sonucun hüsran veya istediğiniz gibi olmamasına imkan yok diyebilirim(inşallah)

Derin bir karıştırma kabın içine:
Yoğurt
Damla sakızı
Karbonat
Şeker ve suyu ekleyip karıştırıyoruz..bu karışımın içinede son olarak irmiği ekleyip tekrar karıştırıp homojen bir görüntü ve kıvam elde ediyoruz..
Dövercesine karıştırmayın..:))

Tatlımı yuvarlak borcam bir tepside yaptım .
Evvela tepsiyi yağladım ve karışımı içine döküp fırına verdim..Bu aşamada (fırına vermeden evvel) bademler eklenecekti..aldığım halde bademleri eklemeyi unuttum :))) neyse artık..nasılsa Rabbim ömür verirse hep yapacağım,bir sonraki sefer eklerim.
Üzeri kızarıncaya kadar pişirdim..fırınınızı kontrol edin..yüksek ateşte pişmesi gerekmiyor,fırınlar arası fark olduğu için tam bir ısı ayarı vermekten çekiniyorum bu yüzden..her kadın fırınını bilir bilmeyenler ise üzerini kızartıp fırından alsınlar..180 derece ısı olarak oldukça iyi sonuç verecektir..Acele ederek pişirmeyin.Zaten zahmeti nerdeyse yok denecek kadar kolay bir tarif tek ihtiyacı biraz zaman,o kadar.

ŞERBETİN YAPILIŞI:

Şerbet için tüm malzemeleri bir tencereye alın..sıkılan limonun elde kalan kabuklarını da ilave edin.
Şerbeti 5 dakika kadar kaynatıp ateşten alın.
Tatlı hazır olunca şerbetim de ılımaya başlamıştı..biraz tatlımı da ılıması için bekledim..Hiç biri çok sıcak değildi!



İŞİN SIRRI 

Bu tatlının başarı sırrı bekleme süresindedir arkadaşlar..
Tam 12 saat buzdolabında bekleteceksiniz ki irmik kendine gelsin kabararak hafif sert bir kıvama gelsin,şerbetini içine alsın..

Kalıp gibi çıkıyor dilimleri..mutlaka tavsiye ediyorum..damla sakızını katmanızı ise şiddetle öneririm.

PÜF NOKTASI

Servis esnasında dilimlerinizin düzgün çıkması için bıçağınızı sık sık suya batırın..


Yarın yayına alacağım tarif ev yapımı ıspanaklı gözleme!..




BU GÜNLERDE ARTIK BEN:

Her eve bir dış yaşam alanı şart....ben balkonumun tadını çıkarıyorum,sarı şemsiyemden çok memnunum :))
..özellikle de akşamdan sonra balkonda oturup sonsuz gökyüzünü izlemek benzersiz bir güzellik..gökyüzüne bakmanın faydasını zamanla hissediyor insan..:)
Yeni taşındığım bu evde yapılabilecekleri de düşünüyorum..bir çok şey canlanıyor gözümde,eve kendimizden bir şeyler katma zamanı yaklaşıyor gibi..Osmanlı tarzından esintiler katmak istiyorum..bu yüzden notlarımı ufak ufak almaya başladım,boya ve fırçalarım da hazır :)

Görüşmek üzere dostlar fazlaca yazdım uzunca da anlattım..sizinle olmak güzel..Allah'a emanet olun..Afiyet bal şeker olsun şimdiden!


...

En Lezzetli Kabak Mücver-Kabak Köftesi Tarifi


Kesinlikle öyle!..
Bu güne dek denediğim en başarılı en lezzetli en akılda kalır tada sahip kabak mücver budur!..Denemek isteyenlere şiddetle tavsiye!..

Kabağı çok sevdiğim halde karşıma hiç bir zaman güzel bir tarif çıkmamıştı..bu tarif de bir yerlerden bulunarak denediğim bir tarif değil nihayetinde tamamen kendimce uyarladığım ve artık haftada bir kez yapıp sofraya gerek ek bir tabak gerek ara öğün olarak tükettiğim bir lezzet oldu..
Kabak mücveri tutturamayan veya istediği tadı bir türlü yakalayamayanlar hemen not edin!..





MALZEMELER:

2 adet büyük boy kabak
Bir tutam kuru nane
Bir tutam maydanoz
Bir tutam kekik
Tuz
Karabiber
Rendelenmiş kaşar peyniri
1 fincan süt
Aldığı kadar un (3-4 kahve fincanı)

YAPILIŞI:

Kabakları güzelce yıkadıktan sonra KABUKLARIYLA BİRLİKTE rendenin kalın tarafından rendeleyin.
Ardından geri kalan malzemeleri ekleyip sıka sıka güzel bir karışım elde edin..kabaklar kabukları ile birlikte rendelendiği için hem daha lezzetli hem de genelde bıraktıkları suyu içinde tutuyor.
En son olarak Orta cıvıklıkta bir karışım elde edene dek un ekleyin.

Kızartmalarımın tümünü has zeytinyağı ile yapıyorum..böyle daha çok hoşuma gidiyor hem ne de olsa kızartma olduğu için zararları da mevcut..zeytinyağı ile kızartmış olmak suçluluk duygusunu hafifletiyor diyelim :))

Tavanızı kızdırın ve büyük bir kaşık yardımıyla harcdan alıp tavaya köfteleri bırakın.
Karışımın içinde kaşar peyniri olduğu için köfteler birbirine değdiğinden yapışabilir çevirmek için mutlaka iki çatal yardımıyla evvela köfteleri ayırın sonra çevirin..

Benim ilk yaptığımda köfteleri tavanın içinde inatla çevirmeye kalkmayın köfteler inattan anlamaz :))

İşte bu şekil lezzetli şuper tazeliği olan bir mücver elde edeceksiniz..yoğurt ile bandıra bandıra yemeği sevenlerdeniz..siz istediğiniz şekilde servis edebilirsiniz..

Denemenizi tavsiye ediyorum..evin tozları ellerimden öper hemen başlamakta fayda var :)


Sevgiler..
...

Etkinlik Sona Ermiştir -Bu Ciciler Kimin Bayramını Güzelleştirecek?

Değmesin Yağlı Boya 03:55 4 Yorum yapıldı
Hayırlı günler sevgili okuyucularım..Ramazan boyunca süren Lila rengi hediyeler çekiliş etkinliği an itibari ile sona ermiştir katılanlara tek tek teşekkür ediyorum..

Etkinliğe katılanların isimleri bu şekildedir :

Rengarenk
Elif deniz
Nazlı çiçek
Gökkuşağı
Seher aydın
Umut şükran
Oğuz Akdeniz
Bulkabulka
Saadet uslu
Ecefobi
Nestinemaa
Sümeyra Eryıldız
Rüyayla
Birsen Gürbüz
Aslı üstün
Zeynep Beyza
Zülal garipkuş
Sosyete pazarım
Sevinç sevinç
Zehra Karabacak

Hediyeleri kazanan okuyucum:Zeynep Beyza oldu

Kendisini çok çok tebrik ediyorum hemen iletisime geçiyorum ..gün içinde dönüş sağlanamaz ise yedek talihlimiz Umut şükran'dır. .

Katılan herkese teşekkürü borç bilirim..hayırlı bayramlar dilerim herkese güzel günler sizin olsun...

...

Hoşçakal Ramazan

Değmesin Yağlı Boya 23:14 5 Yorum yapıldı

Şimdi gidiyor..
Allahın buyruguna baş eğen bu günleri oruçlu olarak geçiren,midesiden çok nefsini ezen gecesini gündüzünü sünnete farzlara bağlayan herkese Rabbim merhamet etsin dilerim..

Geçti işte günler ..
Mükafatı Allah katında sevabı amel defterimizde bol çok olur inşallah ..

Dünya güzel ..Dünya renkli,cazibeli..kolay değil onu arkada birakmak..bunca güzellikleri riza ile görmezden gelmek..güç ister kuvvet azim ister bu yolda yürümek ..

O baş gece konunca yastığa yüreğine yatsın tüm melekler..esenlik ve hosluk daim olsun dilerim..

Allah kabul etsin...
Bayramınız mübârek orucunuz ibadetleriniz kabul ola ..
...

Çok Mu Zor?

Değmesin Yağlı Boya 04:47 | 8 Yorum yapıldı

Arada bi beynime oksijen gitsin..arada bir köklerini hatırlarsın insan ..ve bu yazılar vesile olsun dilerim:düşünmemize hayatı yeniden gözden geçirmemize..

İyi okumalar..


Ananeniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken,
Siz, "Aman banane be, boş versene" deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya...
Anane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini ananeden alıp, bir kenara yazmadınız ya...
İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.
Ne verirlerse
Onu yiyeceksiniz.
Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz.
Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor.
Bilmeli.
Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor!
Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran...
İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm,
maalesef torunlarınız da.
Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için,
İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan!
Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu.
Tahin-pekmezi " köylü işi " vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları "modernite" sandığınız için,
Daha 10 yaşında çocuklarımız balona döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.
Size zor geliyor ama zor mu evde yoğurt yapmak?
İstanbul'un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir'de,
Antalya'da, Adana'da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye...
İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde
ekmek yapmak?
Bütün ailen kabız...
Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?
Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun
Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun
Ne işe yaradı senin pazara gitmen?
Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi...
Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!
Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok;
Gazetelerin tiraj almak için uydurduğu uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun...
Brüksel lahanası yiyerek mi AB'ye gireceğini sanıyorsun?
Çin'den bal getiriyorlar mesela...
Taaa Arjantin'den, Meksika'dan bal getiriyorlar.
Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan...
İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin!
Ben iddia ediyorum;
Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, Şemdinli'de, Pervari'de terör bile azalır, terör bile...
Uzatmayayım.
Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.
Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA'sını değiştirdi!
Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.
Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz,
Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.
Yılmaz ÖZDİL


Okumamiza ve paylasmama izin veren vesile olan sevgili Özlem ablaya sonsuz tesekkürler..

Kaynak:www.yuregiminiklimi.blogspot.com. .

Mink not:Yarın Allahın inizyle çok başarılı bir sambali tatlısı tarifim var bayram tatlısı arayışına girenler kaçırmayın derim..

Sevgiyle kalın !
...

Bir Gün Muhacir Olursan Bil Ki;


Misafir agarladim bu gün .Ramazanın ilk ve tek iftar yemeğini verdim..altı ana sekiz çocuk olmak üzere toplam ondört kişi vardı evimde ..erkek yok..makbul olan da boylesi göründü gözüme ..Çocuklar oynayadurdu..analar yardım etti..yemek telaşı dışında bir telaşım olmadı ..Sağ olsunlar,el birliği ile sofra kuruldu çorba ana yemek salata..hepsi yendi namaz kılındı ardından kahveler içildi tatlı yendi. (Tarif çok başarılı bayram tatlısı olmaya layık tarifini haftaiçi paylaşacağım )..demem o ki pür telaş oldu pür dayanışma oldu..yurt dışında yaşayanlar bu lezzeti tatti mi bilmiyorum...yeni bir hayata başlayan insanlar ilk başta çeşitli sıkıntılar yaşar ..evrak işlemleri ve buna benzer kosusturmacalar..yanısıra evi yeni baştan düzelt düz ve gündelik bir hayata kavuşma isteği ..yol bilemezsin dil bilemezsin..kalakaldigin kalabalığın ortasında olduğun anlar çok ..senden önce bunları yaşayan insanların içindeyken şanslı sayılır insan..

Bu zaman zarfında anladımgim sunlardir ve sana diyorum bir gün muhacir olursan zorda kalınca darda olursan tüm bunlardan önce  bil ki;

-İnsanın içinde iyi niyet (zor zamanlarda dar zamanlarda dahi)canlı tutuldukca karşına en uygun zamanda mutlaka iyi niyetli insanlar ,çıkar gozetlemeyen insanlar çıkacaktır ..onları hak edecek biri olmaya çalış daima..

-Kıskanmak hased etmek gibi duyguları bastirip onları olabildiğince sıfırlamaya çalışmak dahi insanın ahlakına ve kişiliğine değer ve kalite katar..iyi niyet gibi bu davranış da en güzel meyvelerini en uygun zamanda verir..Bu yüzden toprağını arındırılmış tutmanda fayda var bil ki.

Acaba anlatabiliyor kendimden çok bu tür durumlarda olanlara faydali olabiliyor muyum,bilemiyorum..

-İslam kültürünü bütün güzelliği ile yaşama tatma ve defalarca şaşırtıcı olduğunu düşündüğüm ama daha derinine inince verdiğini aldığını ektigini bictigini alır insan dedirten guzelliklerle karşılaştım ..velhasili kelam..ne varsa içinde o düşer eline..

Biz sansliydik ..kimse sadaka vermediği için bize..sorunlarımızı dinleyip bir an evvel huzurundan uzaklaştırmak istemediler..el uzattilar yol gösterdiler ..konuşmadık konuştular anlatmadik anlattılar ..kısaca biz muhacir onlar ise Ensar oldular ..
Ne güzelmiş insan olmak ne yüce bir davranış imiş insanca davranmak ..kucaklanmak anlaşılmak kardes olmak..
Bu mübarek ramazan ayında şu duami kabul buyurmasini isterim Rabbimin..
Bizim hakkıyla muhacir olabilmemizi bize el uzatanlarin ise Ensar olarak kalmalarini..
Ensar olur muyuz birilerine ileride bilemiyorum ancak..muhacir olmak nasıl bir duygu nasıl bir hal imiş gördüm yaşadım yaşıyorum ..
Rabbim herkesden razi olsun...
...

Bebek Kepeği İçin Doğal Çözüm


Küçük kızımın başında meydana gelen kepek görünümlü deri tabakanın ortadan kalkması için ilk baş vurduğum çare yan etkisi olmayan bir ilaçtı..Defalarca sürmeme ve her gün uygulamama rağmen bu kepekli görünümü ortadan bir türlü kaldıramadım..hatta çoğu zaman kendisi gider diyerek önemesemediğimi söyleyebilirim.

Ta ki sorun iyice büyüyene dek..elimdeki tek silah eczaneden alınan fiyatı da oldukça yüksek olan bu ilaçtı(13.00EURO) ne var ki hiç bir değişiklik göremedim..kullanmaktan vaz geçtim böylece.


Üç çocuk dünyaya getirmiş biri olarak bilgim yeterli gibi gelse de büyük sözü dinlemenin ne denli faydalı olduğunu bir kez daha anladım..bir yakınımın ''Zeytinyağı ile karbonat karıştırıp başına sür ardından ince dişli bir tarak ile kepekleri çıkart''deyince evde karbonat var mı diye arandım ama ne yazık ki evde karbonat yoktu..bu yüzden sadece zeytinağı sürerek banyo saatine yakın başına iyice yedirmeye çalıştım..


Kızımı kucağıma alıp kasılarak ve korku içinde başını hafif hafif taramaya başladım..
Canı yanıyor mu rahatsız oluyor mu acaba diye sorup durdum eşime..ama bebek oldukça memnun görünüyordu..çok hafif hareketlerle önce başın tepesinden öne doğru ardından sağdan sola sonra soldan sağa tarayarak başındaki bütün kepekleri temizlemiş oldum..


Sonucu görüyorsunuz..
Banyosunu yaptıktan sonra bebeğimin cildi ortaya çıktı..nasıl bir rahatlık anlatamam..böyle bir sıkıntısı olan var mı bilemiyorum.Zaman zaman bebeğimiz sebebsiz ağlardı..oysa bu kepek tabakasının kaşıntı yaptığını da okudum bir kaç yerde..sebepsiz dediğim ağlamaların sebebi bu olabilirdi neden olmasın :)
İlaçlara başvurmadan önce mutlaka bu yöntemi denemelerini tavsiye ediyorum..Farklı yöntem veya çözümleri olan deneyimli annelerden ise kendi tecrübelerini paylaşmalarını ümit ediyorum..

Güzel geçsin gününüz.
...

Evlerimiz Kimlerin Evlerine Benziyor?


Faydalı satırlar kategorisinin ilk yazısı saygı değer Saadet Yamak hanımefendinin blogunda görüp de okuduğum uzun süre etkisi altında kaldığım ilk yayını ilk bismillah demek istedim..
Kendisine yazısını paylaşmama izin verdiği için teşekkür ediyorum..Rabbim ondan razı olsun..

Allah'ın selâmı üzerinize olsun.

Yaklaşık bir yıldır her ay olmasa da almaya çalışıyordum evim dergisini. bu ay ki dergiyi aldığımda bir soru belirdi kafamda.

Entegre mi oluyoruz asimilasyona mı uğruyoruz adını koyamadım ama hızla bir yöne doğru sevkedilip bir kalıba sokulmaya çalışıyoruz gibi geldi. neden evlerimizi rumların evlerine, ermenilerin ya da iskandinavların veya amerikalıların evlerine benzetmek zorundayız? neden canla başla körü körüne taklit edebilmek uğruna yepisyeni pahalı mobilyalarımızı eskitip durmaya çalışıyoruz. hem kanepe örtüleri demode olmamışmıydı illa da ikeanın kataloglarına benzeme yarışı bilmem kaç bin liralık kanepelere, iskandinav evlerine benzetme uğruna diktirdiğimiz örtüler annelerimiz örttüğünde rağbet görmezken neden acayip bir şekilde rağbet görür oldu?

Avrupanın maddi bunalım içinde olduğunu bilmeyenimiz yok. eski püskü mobilyalarını boyayıp yüzlerini, değiştiriyorlar, paslanmış karyolalarını bu şekilde yeniden değerlendiriyorlar.

Hem ehl-i dünya da ahiret inancı olmadığı için bütün vaktini, zamanını ve sermayesini hatta bütün ömrünü bu kısacık dünya da en güzel ve en rahat şekilde yaşamak için sarf ediyor. yani sırf bu dünya için kurulmuş saat gibiler.. bizler öyle değiliz onlarla yarışmamızın imkanı yok bütün sermayemizi sırf bu dünya için harcasak ta yine mutlu olamayız vicdanımız rahatsız olur eli boş ahirete gitmek, israflı harcamalarımız manen bizi daha dünya da iken cehennem azabına uğratır.

Bir yandan bu dünya da yaşayıp nafakamızı tedarik eden eşlerimize hizmet edip bir yandan çoluk çocuğumuzu milli manevî duygular içinde yetiştirmeye çalışırken diğer yandan da ahiret için hazırlanmaya çalışıyoruz. böyleyken evlerimizi yabancı evlerine benzetmek için uğraşırsak beylerin kazancını saçıp savurup yok yere sıkıntılara girip eşlerini kredi borçlarına sokan müsrif, şükürsüz ve sonradan görme bir kadın durumuna düşmez miyiz? acaba Allah böyle bir kadını sever mi? hristiyan evlerine benzeyen evlere melekler uğrar mı sizce? peki namazlarımızı nerede ve nasıl kılacağız? çocuklarımız böyle evlerde islamı yaşamaya meyledecek mi fikriyatları nasıl olcak? kimler gibi olmak isteyip kimlere özenecek? nefsinin heva ve hevesinde koşup dünyevî arkadaşlarıyla yarış mı edecek? çuvaldızı kendime batırıyorum bu arada.

Müslüman her zaman israftan, şatafattan, şükürsüzlük ve kanaatsizlikten kaçınmak zorunda.

Bizim bir kültürümüz ve geleneğimiz var nasıl 150- 200 yıl önce osmanlı halıları, osmanlı kumaşları avrupa saraylarında en kıymetli eşyalar iken ne oldu da her konu da bu insanları taklit etme ihtiyacı hissediyoruz? köklerimizden kültürümüzden soğuduk elimizin tersiyle itiyoruz. bir rum evinin pencere boyalarına evindeki eski püskü eşyalara hayranlık duyuyoruz? bunun için bir kaç asırdır hiç durmadan her cepheden uğraşıyorlar bizimle savaşlarla yenemedikleri toplumumuzu özentilerle, din ve geleneklerimizden koparma savaşıyla yiyeceklerimize koydukları domuzlu katkılarla maneviyatımızı alt üst ettiler.

Diziler reklamlarda cabası.

Evet her insanın evi kişiliğini yansıtırmış gerçekten bizi yansıtsın evlerimiz, norveçliyi ingilizi yansıtmasın, kültürümüzden beslenerek döşemeye çalışalım yuvalarımızı.

Rabbim ümmet-i Muhammed'e akıl fikir ver nefsin heva ve hevesinden muhafaza eyle.

KAYNAK:
Saadet YAMAK

Faydalı olarak nitelendirdiğiniz yazınız var mı?..
Değmesin yağlı boya'da yayınlamak için:degmesinyagliboya@gmail.com adresine gönderebilirsiniz..
...