Soracak da Soracak-Hayırlı Kandiller

TEBESSÜMLÜ KISSA


Hocanın biri etrafına topladığı bir grup insana, hesap gününde günahkarların nelerden sorguya çekileceğini anlatıp vaaz veriyormuş…
“Ey cemaat, ah bir bilseniz, Cenab-ı Hak sorgu gününde size neler soracak, neler soracak? Zamanını nasıl harcadın diye soracak, paranı nereye ve nasıl sarfettin diye soracak, ibadetlerini eksiksiz yerine getirdin mi diye soracak, insanlara iyilik ettin mi diye soracak, anababana nasıl davrandın diye soracak, yetime yoksula yardım ettin mi, komşunu hoşnut ettin mi diye soracak… Şimdiden dersinizi iyi çalışın ey cemaat, o gün Cenab-ı Hak soracak da soracak”
Oradan geçen bir derviş dayanamayıp “Cenab-ı hak kullarına o kadar çok sual sormaz, benim bildiğim!” demiş, “ama o gün bir tek şey soracağı kesin!”
– Söyle bakalım, ben seninle idim, sen kiminle idin?

GECEYİ İNCELE BU GECE


Böyle mübarek gecelerde,dünya nasılda hissettiriyor özelliğini gecenin..Hava mesela;nasıl rahmetli ve hoş,sema mesela;nasıl naif kokulu ve dingin olur..

Bir şeyler yağmış sanırsın dünyaya,yağmur değil.
Mevsim bahar şimdilerde,günlerden Salı gecelerden Miraç..ne çok rahmet inecek bu gece dünyaya Rabbim bilir..

Evlerin çatılarına inecek,pencerelerden içeriye girecek,belki eserek belki yağarak belki de görüntü olarak ruhumuza teneffüs etmeyi isteyecek..

Açık olsun gönlümüz,gözlerimiz de açık olsun,pencereler de açılır artık havalar ılık..alınır kalbimizin içine belki bu rahmetten bir parça..

Çok güzel bir gün..çok güzel bir gece yaklaşmakta.

Miraç kandili..
Mucizesi..

Nasipsizlerden,gaflet uykusuna düşenlerden isek ne mutlu derim..ne mutlu ki bu gece böyle bir rahmet ve selamet ile tövbe edilebilir,bağışlanma dilenebilir..

Dünyadayız hala,hala fırsat var,uyanmışız,bu yazıyı okuyorsak biraz vicdan azabı da çekmişiz anlaşılan..
Çöktürmeli bu nefsi,dizleri çöktürmeli..bu gece biraz daha yakınlaşmak gerek Yaradana..
Aynası olan insanı affetmek için ah ne güzel geceler ne güzel sebebpler yaratmış bir bak bir bak ve anla..



Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun...





devamı »

Makyaj Laboratuvarı - Yeni Şablon


Hayırl ısabahlar sevgili dostlar...güzelleşmek için öneriler içeren bir blogu güzelleştirmeyi üstendim :) Merve hanımın istekleri doğrultusunda biraz da Boya'nın fırçalarıyla ortaya böyle bişey çıktı..

Hem romantik hem asil hem ferah hem okunaklı nefis bir şablon..

Hayırlı olsun gittikçe daha da güzel olsun,daha çok sevilsin okunsun dilerim..


Canlı olarak görmek için:MAKYAJ LABORATUVARI

Sipariş veya bilgi almak için:İLETİŞİM'sayfasına geçebilirsiniz..


Güzellikler dilerim..
Sevgiyle kalın..
devamı »

Telefonumdan Notlar #5




Yaprakla uğraşmaktan ağacı, ağaçla uğraşmaktan ormanı göremiyoruz.



Bunları başımdan fiyakalı olaylar geçmiş gibi anlatıyorum; ama her şey dert çekmekten ibaretti.



İSMET ÖZEL’İN “HENRY SEN NEDEN BURADASIN?” KİTABINDAN





Eyvallah kitabı bitmesin diye okumuyorum..böyle bir mantık ile alamıyorum kitabı elime..etkileyici..
Nerde felseğen görsem o kitap gelir aklıma..
Şiirde geçse bile..







Anlıyorum bazı şeyleri yazılı gördükçe..









..veya yaşadıkça..








..eskielerin masalıydı hani?







Ayşem..





:)






Bir pik-nik hatırası..en dumanlısından en korlusundan..ve köpüklüsünden tabii ki..


Sevgiler..



devamı »

Film Gecesi/Dedemin Fişi


Herkes dedenin ölmesini bekliyor..beyin ölümü gerçekleşmiş ancak dede henüz makinelere bağlı olarak bitkisel bile olsa hayattadır.Paylaşılması gereken büyükçe bi miras var..
Amca yeğen ile yeğen amca ile kardeş kardeş ile eşler eşler ile bi anlaşmaya varamıyor .Miras bi türlü paylaşılamıyor. .ve içinden geçen onca komik hadise..ormanda ayı mafya anası rolünde Ayşen Gruda ve daha neler neler..

Geniş bir aile geniş bir kadro..Güldür güldür ekibi filme hem neşe hem canlılık katmış. .Güldür güldür show'u başka evlerde denk geldiği için bir veya iki kez izlemiştim baştan sona bile değil. .hiç gülemedim diyebilirim ancak bu film çok başka olmuş. .gülemiyorum diyen varsa izlemeli nasılsa gülerim diyenler de gulemeyenler ile izlemeli..çok keyifli bir filmdi..kitap okumaya niyetlenmistim ancak film öyle akıcı ki kitabı unuttum baktım sonuna gelmişim filmin.

İlk kez olarak da kakuleli kahveyi denedim.
Kahveyi de filmi de tavsiye ederim..ikisi de pek keyifli..
devamı »

Aslının İçinde


Bir lale tadında olup bir lale endamıyla dik durmak..bulunduğum yerde dik durmaya çalışan o kadar çok şey var ki..yalnızlık dile değmiyor bu yüzden..ve okul yolu ile birleştirilince hayat yolum,renklerini,kokularını,derslerini ve ibretlerini alıyorum adım adım..ben,bu hayatta bu toprağın üzerindeyken daha diyor ki bana bak şu kara cisimden neler bitiriveriyor Rabbin..


Renklere bakmalısın,dokulara bakmalısın..her biri bir sır her biri bir tohumdur..çatlamadan açar mı,açmadan büyür mü kokar mı dolar mı şu kara toprak diye bastığın zemin..



Bu güzellikleri gövdesinde büyütenin olacağım bir gün..bir gün bu gövde ile birleşeceğim..elim,ayağım,kulağım ve tüm bedenim onun olacak..bana verileni geri vereceğim..teslim olmak bu yüzden şimdiden gerekli..kimbilir,belki tekrar bitirir beni Rabbim,bu topraklarda olmasa bile,belki tohumum başka topraklarda çatlar ve açar çiçeklerim..


Birbirimize dokunuyoruz esasen..topraktan gelenler en güzel halleriyle birleşip bir bütünü oluşturuyor..kimseye ihityaç yok demek ters kaçar kalbe..herkes herşey birbirine muhtaç..




Sarı sarılığını alıp gitse..
Yeşil yeşilliğiyle dalları terk etse..
Ağaç gövdesinden feragat etse..
Olur muydu çiçek,olur muydu ağaç ?










Sev sana verileni..
Sev..
Sevin alınması geri..








Su dese ben giderim burdan ileriye,toprak dese ben daha fazla bunu tutmam diye..biri ileriye kaysa biri kaçsa geriye..nehir yatağında durur muydu..denge sağlanır mıydı can söyle..


Onca pervane olmuş çiçek dalında iken ..memnuyetsizlik gelip yapışır canıma zaman zaman..
Niye?..

Kör mü ki yüreğim,gaflet mi ki eteğim,gömleğim..bu ninni kulağıma ne vakit söylendi..kalbim ne diye küstü sevgiliye?


Mekanımın aynasıyım ben..
Ne dokunuyorsa kalbime o çıkar beriye..ve herşey için herşey oluyorum fark etmeden..bunca hazırlık bu gün mü yapıldı?
Çiçek bir günde mi boy gösterip uzadı,morardı,kırmızılaştı..
Olur mu bir günde mucize..bir günde biter mi çiçek uçar mı kuş..





Tut ki olur..
Sağlam olur mu gövdesi,kanatı kudretle uçurur mu?





Lazım olanı göremiyorsam..görenleri lazım kılıfına bürümüşüm,faydası var mı?
İçimdeki tohumları büyütmezsem,hazırını alıp vazoya koysam,süslesem bunlarla evimi,gözlerimi,can tatmin olup,yüreğim bu kadarına tamah eder mi?..




Yaşam..
Bir an..
Şu an..



Şimdi ve sonrası belirsiz iken..henüz içimdekilere nefes alma fırsatı vermemişken tutunduklarımı,sevdiklerimi,beğendiklerimi yüceltmek,büyütmek niye..
Lezzet bir tabak yemekte,bir fincan kahvede mi sadece..
Öyle mi gerçekten..




Bunca ihtişam..bunca alem içinde alem yaşam içinde yaşam..bunlarla sınırlı..bunlardan ibaret olabilir mi?







devamı »

Leyla'dan Sonra



Aşağıdaki yazı Leyla'dan Sonra sitesinden alıntıdır...
TRT'de yayına giren İyi Fikir programına konuk olan İstanbul Üniversitesi İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi'nde doktorluğa yeni adım atmış gençlerden aldım haberi..


Bugün odamı toplarken bir yerlerden Leyla’nın annesinin telefonu çıktı karşıma. İçim ‘cız’ etti, korkarak aradım ve yine korka korka ‘Peki ya Leyla’yı sorsam?’ dedim. Titreyen bir ses ‘Ben de kandil diye Leyla’nın ruhuna irmik kavuruyordum şimdi’ cevabını verdi. Ve o anda kafamdan geçen, günlerdir peşinde koşturduklarım oldu. Fatoş Abla’ya mutlaka bir çayını içme sözü verip, ölüme dair birkaç beylik laf edip, aslında söylediklerimle kendimi bile teskin edemeyip 17 aylık yeğenime koşup sarıldım.

Ve bu kez çok kısa süren bir toplantının ardından ‘Daha fazla beklemek yok’ dedik. Daha fazla gözyaşı ve pişmanlık kalmamalı geride. Çünkü Leyla’nın bizden beklediği yalnızca bir bisikletti, camdan hergün annesine gösterdiği, evine kısacık gidebildiği zamanlarda da olsa sürmek istediği.. 6.5 aylıkken tanısı konan hastalığı oldukça kötü huylu bir tümördü, nefes borusuna yakın olması sebebiyle de oldukça kritikti. Kendisini koca koca ameliyatların beklediğinden habersiz ve öyle masumdu ki Leyla.

Ve şimdi o yok. Arkada teslimiyetli bir anne, kimbilir küçük dünyalarında neler hisseden abileri ve bir de fazlasıyla mahcup biz üç koca abla var işte. 



Hayal kuranlar var..dikkat!..

Dediler ki hasta çocukların istekleri,hayalleri var..onlar hasta değil,hayaller asla hasta olamaz..
Hayalleri bazen bir patates kızartmasından bazen ünlü biriyle tanışmaktan ibaretmiş..

Hayallerin gerçekleşmesi için aracılar ile iletişime geçen ekip sla para kabul etmiyor..durmadan çocuklarla konuşuyor iletişim halinde olmaya çalışıyorlar..asla para kabul etmiyorlar dediğim gibi.

Bizden vesile olmamızı istiyorlar sadece çocukların hayallerini gerçekleştirmek için..belki o patatesleri bizim almamızı belki kızartmamızı istiyorlar ama asla para söz konusu değil..

Leyla'dan sonra hasta yatağında olan onlarca yavru hayallerinin pencerelerden kapılardan girmesini bekliyor..ordalar,bekliyorlar.

Herkes ama herkes yardım edebilir..hayaller listesi çok uzun çünkü..ama bence sıkıntı değil,bolca hayal kurulmalı ve kurmalı özellikle bu çocuklar..bir çocuğun hayalini gerçekleştirmek için mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir site:LEYLA'DAN SONRA

Direk iletişime geçmek daha fazla bilgi almak ve bir hayaligerçeğe dönüştürmek için:İletişim için: istanbultip@leyladansonra.com




devamı »